Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen toplantıda 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Plan (OVP) ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de katıldığı bu toplantıda, Yılmaz, OVP’nin uygulanma sürecinde uluslararası ve bölgesel arenada birçok olumsuz durumla karşılaşıldığına dikkat çekti. Yılmaz, “Geçen yıl eylül ayında başlattığımız OVP’den itibaren ticaret politikalarındaki belirsizlikler artış gösterdi ve jeopolitik risklerin yükselmesi küresel büyüme tahminlerini olumsuz etkiledi. Bununla birlikte, temel makroekonomik politikamızda kararlı bir duruş sergiledik. Enflasyon, mali disiplin ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizde herhangi bir sapma olmamıştır. Ekonomimiz, benzer ülkelerden olumlu bir şekilde ayrışmayı başarmış ve dış şoklara karşı dayanıklılığını göstermiştir. Enflasyonla mücadelede Haziran 2024’ten itibaren kesintisiz bir dezenflasyon dönemine girmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.
’15 YIL KESİNTİSİZ BÜYÜME’
Cevdet Yılmaz, dünyada enflasyonla mücadele politikalarının finansal koşulları sıkılaştırmasına ve dış talepteki azalmaya rağmen Türkiye ekonomisinin dengeli bir görünüm sergilediğini belirtti. Yılmaz, “Ekonomimiz 2024 yılı boyunca, dezenflasyon sürecine uygun olarak yüzde 3,3 oranında büyüme göstermiştir ve böylelikle 15 yıl boyunca kesintisiz büyüme eğilimini sürdürmüştür. 2025’in ilk yarısında milli gelir büyümemiz yine aynı seviyede kalmıştır. Yılın ikinci çeyreğinde iç talepteki artış, baz etkisi ile dengeli bir şekilde yönetilmiştir” dedi.
‘CARİ AÇIKTA İYİLEŞME’
Yılmaz, Mayıs 2023 itibarıyla cari işlemler açığının 59,7 milyar dolara ulaştığını ifade ederken, uygulanan ekonomi programının etkisiyle bu açığın gerilemeye başladığını vurguladı. “2024 yılı Haziran ayında cari işlemler açığının 20,2 milyar dolara, 2025’te ise 18,9 milyar dolara düşmesini öngörüyoruz. Cari işlemler açığının milli gelire oranı, kaydedilen verilere göre düşmeye devam ederek geçmiş yıllardaki seviyelerin oldukça altına inmiştir. Ülkemizin dış denge görünümündeki güçlenme, ekonomi üzerindeki dış finansman ihtiyacını belirgin bir şekilde azaltmıştır” açıklamasını yaptı.
‘TL GÜVENİ ARTTI’
Cevdet Yılmaz, izlenen politikalar çerçevesinde Türk Lirası’na olan güvenin arttığını belirtti. “Kur Korumalı Mevduat hesapları, döviz mevduatına dönüşmeden ve döviz baskısı oluşturmadan başarılı bir şekilde sonuçlandı. TL mevduatlarının toplam mevduatlar içindeki payı yüzde 31,6’dan yüzde 60,7’ye yükseldi. KKM hesaplarının oranı ise yüzde 26,2’den yüzde 1,7’ye gerilemiştir” dedi.
‘RİSK PRİMİ AŞAĞI YÖNELİYOR’
Yılmaz, uluslararası rezervlerin önemli ölçüde arttığını vurgulayarak, “Son iki yıldaki politikalarımız sonucunda brüt rezervlerimiz 80 milyar dolar artış göstererek 178,4 milyar dolara ulaştı. Bu durum, ekonomiye olan güveni artırmış ve dış şoklara karşı dayanıklılığı güçlendirmiştir” ifadesini kullandı. Ayrıca, elde edilen ekonomik kazanımlar sonucunda risk priminin de azaldığını belirtti.
Yılmaz, uygulanan güçlü politikalar sayesinde 2024 yılı bütçe açığının milli gelirin yüzde 4,7’sine duyuracağını aksi halde tahminlerin altında kalacağını da ifade etti. “Bu oran, ek harcama tedbirleri ile sağlanmıştır” dedi.
‘MİLLİ GELİR 1,5 TRİLYON DOLARI AŞACAK’
Cevdet Yılmaz, enflasyondaki gerileme, büyümedeki dengelenme ve cari açıkta sağlanan iyileşmelerle, Türkiye’nin ekonomik görünümünün olumlu bir hal aldığını aktardı. Yılmaz, “2025 yılını tamamladığımızda milli gelirin 1,5 trilyon doları aşacağını ve kişi başına gelirin 17 bin doları geçeceğini tahmin ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME HEDEFİ’
Yılmaz, OVP’nin temel amacının, dezenflasyon süreciyle uyumlu ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak olduğunu vurguladı. 2024 yılında büyümenin yüzde 3,3, 2025’te aynı seviyede, 2026’da yüzde 3,8, 2027’de yüzde 4,3 ve 2028’de ise yüzde 5 olacağını öngördüklerini aktardı.
‘İSTİHDAM HEDEFİ 2,5 MİLYON’
Yılmaz, istihdamın önemli bir öncelik olarak değerlendirildiğini belirterek, işsizlik oranının 2024’te yüzde 8,7’ye, 2028 yılında ise ilk kez yüzde 8’in altına inmesini hedeflediklerini ifade etti. Bu süreçte toplamda 2,5 milyon ilave istihdam sağlamayı planladıklarını kaydetti.
‘ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 8’
Yılmaz, 2024 yılı itibarıyla enflasyonu yüzde 44,4 seviyesinden 2028 yılına kadar yüzde 8 seviyesine indirmeyi planladıklarını dile getirdi. “Son iki yıl içinde önemli ilerlemeler kaydettik. Önümüzdeki dönemde de sıkı politikalarımızla enflasyonu kalıcı bir şekilde azaltma kararlılığı içindeyiz” diye ekledi.
Yılmaz, cari işlemler açığının 2024’te yüzde 0,8, 2026 ve 2027 yıllarında ise sırasıyla yüzde 1,3 ve yüzde 1,2 seviyelerine gerilemesini öngördüklerini duyurdu.
‘CARİ AÇIK HEDEFİ YÜZDE 1’
İhracat pazar çeşitliliğinin artmasının cari denge üzerinde olumlu etkileri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “2028 yılı itibarıyla cari işlemler açığının yüzde 1 seviyesine gerilemesini hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir dış denge yönetiminde de iyileşme sağlanacaktır” diye ekledi.
Afet sonrası ihtiyaçların hızla karşılandığını hatırlatan Yılmaz, mali duruşu sıkılaştıracak tedbirlerin de uygulandığını vurguladı. Bütçe açığının milli gelire oranı 2025’te yüzde 3,6, 2026’da yüzde 3,5, dönem sonunda ise yüzde 3’ün altında olmasının önemli bir başarı olduğunun altını çizdi.
‘KALICI FİYAT İSTİKRARI’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye ekonomisinin geleceği hakkında umut verici bir tablo sunarken, yüksek hedeflere ulaşma yolunda kaydedilen önemli ilerlemeleri ifade etti. “2028 yılında makroekonomik istikrarın kalıcı olarak tesis edildiği bir ekosistem ile karşılaşacağız. Milli gelirimiz 1,9 trilyon dolara yükselecek ve kişi başına düşen gelir 21 bin dolara çıkacak” diyerek belirledikleri hedefleri vurguladı.
Yılmaz, Türkiye’nin sadece niceliksel değil, aynı zamanda kaliteli ve verimliliğe dayalı büyüme hedeflerine odaklandığına dikkat çekerek, üretim kapasitesini artıracak yapısal reformların önemli olduğunu ifade etti.








