Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 19-21 Eylül tarihleri arasında Doğu Karadeniz bölgesindeki Rize, Artvin, Giresun ve Trabzon illeri için ‘sarı’ kodlu uyarı yayınladı. Bu tarihler arasında meydana gelen kuvvetli yağışlar, Rize ve Artvin’de derelerin su seviyelerinin yükselmesine, sel ve heyelanlara neden oldu. Yağışın ardından bazı köy yolları ulaşıma kapandı ve enerji hatları ile altyapı üzerinde hasarlar oluştu. Sel, köprüleri yıktı ve turizm işletmelerindeki bungalovlar sulara kapılarak sürüklendi. Neyse ki sel felaketi sırasında can kaybı yaşanmadı; AFAD koordinasyonuyla yüksek rakımlı bölgelerde mahsur kalan yüzlerce kişi askeri helikopterlerle güvenli alanlara taşındı.
SEL ÖNCESİ HAZIRLIKLAR
Kente yönelik sel zararı ile mücadele için seferber olan Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları, İl Özel İdare ve belediye ekiplerinin onarım ve temizlik çalışmaları devam ediyor. Vali Baydaş, sel felaketi öncesinde gece saatlerinde turizm işletmeleri için tahliye emri vermişti. Yağış öncesinde, derelere yakın konumda bulunan turizm tesisleri ve konutlar için gerekli önlemler alındı. AFAD ve kaymakamlıklarla işbirliği içinde, sel riski taşıyan bölgelerdeki bungalovlar güvenli bir şekilde boşaltıldı. Jandarma ve polis ekipleri, gece boyunca risk taşıyan bölgelerde yaşayan vatandaşları güvenli noktalara taşıdı. Erken yapılan bu tahliye, çok sayıda insanın hayatını kurtardı. Türkiye’nin en fazla yağış alan ili olan Rize’de gerçekleştirilen bu tedbir, afet yönetimi açısından önemli bir örnek teşkil etti ve bölge halkıyla turizm işletmecilerinin takdirini topladı.
VALİ BAYDAŞ O GECENİN DETAYLARINI PAYLAŞTI
Kritik tahliye kararının ardındaki süreci aktaran Vali Baydaş, Demirören Haber Ajansı’na (DHA) o gece yaşanan gelişmeleri anlattı. “Can kaybı olmaması bizi sevindiriyor, geri kalan maddi hasarları telafi edebiliriz. Devletimizin tüm olanaklarıyla sahadaydık. Meteorolojik verileri sürekli takip ettik ve yoğun yağış beklediğimizi öngörüyorduk. AFAD ile oluşturduğumuz koordinasyon grubunda durumu sürekli değerlendirdik. DSİ’nin Dere Taşkın Erken Uyarı Sistemi, derelerin su seviyesinin belirli bir eşiği aşması durumunda bize uyarılar gönderiyor. Bu uyarıların ardından ekipler, ciddi bir riskin olduğunu bildirdiler. Neyse ki can kaybı yaşanmadı. Fındıklı ve Fırtına Vadisi’nde uyarılar doğrultusunda tahliyeleri gerçekleştirdik ve sabah kararın ne kadar yerinde olduğunu gördük.” açıklamasında bulundu.
‘BİRLİKTE HASARI GİDERME ÇABASI’
Olası can kaybını önlemedeki katkısının önemine vurgu yapan Baydaş, “Son günlerde en fazla yağış aldığımız dönemlerden biriydi. 355 kilogram yağış, ciddi bir rakam. Devlet Su İşleri’nin yaptığı tahkimat ve tersip bentleri bu noktada etkili bir rol üstlendi. Bu tedbirler sayesinde, selin etkilerini minimize edebildik. Devletin uzun yıllardır bu bölgeye yaptığı yatırımlar, tahkimatlar ve önleyici çalışmalar büyük katkı sağladı. Tüm bu önlemler ve gece yapılan değerlendirmeler neticesinde, ‘Bu alanları boşaltalım’ yönündeki talimatımız yerini buldu. Bugün can kaybı yaşanmaması büyük bir memnuniyet kaynağı ve maddi zararları birlikte gidermeyi hedefliyoruz.” ifadeleriyle durumu özetledi. (DHA)








