



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Bahçelievler İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Etkinlikte Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, İlçe Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile partililer yer aldı. Yılmaz, ilçe başkanlığındaki konuşmasının ardından bölgedeki esnaflarla bir araya gelerek ilçe halkının sorun ve taleplerini dinledi.
‘ÜLKEMİZİ YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER LİGİNDE DAHA GÜÇLÜ HALE GETİRECEĞİZ’
Cevdet Yılmaz, “Bugün, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programı çerçevesinde Bahçelievler’de çeşitli çalışmalar gerçekleştireceğiz. AK Parti’nin 2002 yılında göreve geldiği zaman Türkiye’nin milli geliri 238 milyar dolar, kişi başına gelir ise 3 bin 600 dolardı. Bu veriler uluslararası standartlarla belirlenmiştir. Ülkeler, gelir seviyelerine göre kategorilere ayrılmaktadır. İktidarımızın ilk dönemindeki Türkiye’nin ekonomik durumu bu şekildeydi. Ancak son 22 yıl boyunca her alanda büyük bir dönüşüm yaşandı. Demokrasi, ekonomi, sosyal politikalar ve dış politikada önemli ilerlemeler kaydedildi. Elde ettiğimiz kazanımların üzerine yeni başarılar ekleyerek, ülkemizi yüksek gelirli ülkeler arasında daha güçlü bir konuma çıkaracağız” değerlendirmesini yaptı.
‘450 BİN KONUT HAK SAHİPLERİNE TESLİM EDİLMİŞ OLACAK’
Cevdet Yılmaz, “O dönemde 238 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğümüz, bu yıl sonunda 1.5 trilyon doları aşacak. Dünya sıralamasında 21’inci sıradayken, yıl sonu itibarıyla 16. büyük ekonomi olacağız. Yıllık kişi başına milli gelir ise 3 bin 600 dolardan 17 bin doların üzerine çıkacak. İhracatımızın yıl sonunda 274 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Turizm gelirlerimizin ise 64 milyar doları geçeceği öngörülüyor. Cari açığımızın seviyesi de bu yıl oldukça düşecek. Türkiye, sağlam bir ilerleyiş gösteriyor. 2023, tarihimizin en büyük afetine, yani depreme sahne oldu ve bu durum, 11 ilimizi ve 14 milyon insanımızı etkiledi. Şu anda, dünyanın en büyük inşaat projeleri deprem bölgelerimizde devam ediyor.” şeklinde konuştu.
“Bu yıl sonunda 450 bin konut, hak sahiplerine teslim edilecek. Bugüne kadar deprem bölgesi için harcanan kamu kaynakları 3,6 trilyon Türk lirası (yaklaşık 90 milyar dolar) olarak kaydedilmiştir. Deprem, ülkemizin bir gerçeği. Erzurum’da meydana gelen 4 büyüklüğündeki depremin ardından oradaki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kentsel dönüşüm konusunda atılması gereken önemli adımlar var. Bu süreç sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. Aksi takdirde şehirlerimizi geleceğe güvenli şekilde taşıyamayız. Deprem öncesi yapılan her 1 liralık yatırım, deprem sonrası 7 liralık harcama anlamına geliyor. Bu bağlamda, deprem bölgelerindeki inşaat çalışmalarımız ilerledikçe, Marmara başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerine hız vereceğiz. Cumhurbaşkanımız bu konuda gerekli talimatları verdi ve ayrıca Kentsel Dönüşüm Başkanlığı için çalışmalar sürdürülüyor.” şeklinde sözlerine devam etti.
‘2027’DEKİ HEDEFİMİZ İSE TEK HANELİ RAKAMLARA ÜLKEMİZİ YENİDEN KAVUŞTURMAK’
Yılmaz, “Gelecek dönemde merkezi idare ve yerel yönetimler olarak konut projelerine daha fazla kaynak ayırmalıyız. Kentsel dönüşüm ve sosyal konut konularında daha fazla çaba gösterilmeli. Aynı zamanda kiraların düşürülmesi için de adımlar atılmalı. Ekonomik durumu göz önünde bulundurarak vatandaşlarımızın sorunlarının farkında olmalıyız. Enflasyonu, toplumumuzun en büyük sorunu olarak görüyoruz. Çalışmalarımız bu doğrultuda sürüyor. Para politikaları, maliye politikaları ve yapısal dönüşümler ile enflasyonu sistematik bir şekilde aşağı çekme hedefindeyiz.” ifadelerini kullandı.
“Geçen yıl haziran ayından itibaren yıllık enflasyon oranında bir düşüş trendi başladı ve bu süre zarfında 42,5 puan azalma gözlemlendi. Ancak mücadeleye devam etmek hayati önem taşıyor. Yıl sonunda daha makul bir seviyeye ulaşmayı hedefliyoruz. Gelecek yıl için enflasyonu yüzde 20’nin altına çekmeyi, 2027’de ise tek haneli rakamlara ulaşmayı planlıyoruz. Mal enflasyonunda önemli bir ilerleme kaydettik, çoğu kalemde yüzde 20’nin altına inmiş durumdayız. Ancak hizmet enflasyonu, özellikle eğitim ve kira alanlarında sorunlu bir durumda. Son dönemlerde kuraklık ve dondan kaynaklı gıda fiyatlarındaki artışlar, beklentilerimizin üzerine bir hareketlilik yarattı. Genel trendin aşağı yönlü olduğunu ve enflasyonda daha düşük rakamlara ulaşmaya devam edeceğimizi biliyoruz. Büyümeyi sürdürürken tüm dengeleri de göz önünde bulundurmalıyız. Önümüzdeki dönemlerde istihdam artışına devam edeceğiz ve enflasyonla mücadelenin sürdüreceğiz. Teknofest’te çocuklarının aileleriyle katılımı beni oldukça etkiledi; bu, çocuklarımızın yoğunluğu geleceğin Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır. Bu çocuklara kazandırılacak özgüven ve vizyon ile Türkiye’nin teknolojik geleceğini şekillendireceğiz. Gençlerimizin ‘Biz de yapabiliriz’ düşüncesinin yaygınlaşması sevindirici. Bu sayede daha yüksek katma değerli ve teknoloji tabanlı bir ekonomiye doğru yönelmiş olacağız.” şeklinde ekledi.








