Dünyaca ünlü dergi National Geographic, 2026 yılında mutlaka görülmesi gereken destinasyonları açıkladı.
İşte National Geographic’in önerdiği yerler:
1. Quebec, Kanada
Quebec’in en yeni milli parklarından biri olan Nibiischii Parkı, yerli halk tarafından yönetilen ilk park olma özelliği taşıyor. Mistissini Cree Ulusu, bu park sayesinde Eeyou Istchee–James Bay bölgesindeki 10.000 km²’lik göl ve orman alanını koruma altına almış durumda.
Park, ziyaretçilerine huzurlu göller, zengin ormanlar ve çeşitli vahşi yaşam deneyimleri sunuyor. Yerel halkın yönetimindeki bu alan, kültürel mirasın korunmasına ve ekoturizm deneyimlerinin yerel bakış açısıyla zenginleşmesine katkı sağlıyor.
2. Pekin, Çin
Çin’in başkenti Pekin, tarih ve kültür tutkunları için adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor. Yasak Saray, Tiananmen Meydanı ve binlerce yıllık tapınaklar, şehrin tarihi ve kültürel yönlerini gözler önüne seriyor.
Modern sanat merkezleri, hareketli sokak pazarları ve yerel lezzetler, Pekin’in sadece geçmişini değil, günümüzünü de keşfetmeye değer bir şehir olduğunu vurguluyor. Şehir, geleneksel ve modern unsurların etkileyici bir kombinasyonunu sunuyor.
3. Dominika
Karayipler’in doğal cenneti Dominika, yıl boyunca adanın sularında yaklaşık 200 ispermeçet balinasının yüzmesiyle biliniyor. 2026’da, dünyanın ilk ispermeçet balinası koruma alanının kurulması planlanıyor.
Doğa meraklıları için yağmur ormanları, volkanik tepeler ve şelalelerle dolu bir keşif alanı sunan bu ada, yürüyüş, dalış ve kano gibi aktivitelerle el değmemiş doğasını keşfetme imkanı sağlıyor.
4. Rabat, Fas
Fas’ın Atlantik kıyısındaki başkenti Rabat, hem tarihi bir imparatorluk şehri hem de modern bir metropol olarak dikkatleri üzerine çekiyor. Tarihi Kasbah ve Sultan Sarayı, şehrin kültürel zenginliğini sergiliyor.
Rabat, canlı kafeleri, sanat galerileri ve modern mimarisiyle ziyaretçilerini cezbetmeyi başarıyor. Geçmiş ile günümüzün uyumlu bir sentezini sunan bu şehir, keşfetmeye değer bir durak konumunda.
5. Hull, İngiltere
800 yıllık bir liman kenti olan Hull, 53 milyon dolarlık bir projeyle denizcilik mirasını yeniden gözler önüne çıkarmaya hazırlanıyor. 2026’da tamamlanması beklenen bu proje, kuzey İngiltere’nin kültürel cazibe merkezlerinden biri haline gelecek.
Şehir, ziyaretçilerine liman tarihi, eski gemi restorasyonları ve etkileşimli müzeler sunarak kültürel farkındalığı artırmayı amaçlıyor.
6. Kuzey Dakota Badlands, ABD
Kuzey Dakota Badlands bölgesi, Theodore Roosevelt Başkanlık Kütüphanesi ve Three Affiliated Tribes Ulusal Parkı ile dikkat çekiyor. Hem doğa hem de Amerikan tarihi meraklıları için mükemmel bir keşif alanı sunuyor.
Bölgenin eşsiz kaya oluşumları, vahşi yaşam ve geniş bozkır alanları, ziyaretçilere unutulmaz bir açık hava deneyimi vadediyor. Yürüyüş ve fotoğrafçılık için oldukça ideal bir yer.
7. Manila, Filipinler
Metro Manila, zengin ticaret geçmişi ve çeşitli kültürel etkileri ile öne çıkıyor. İspanyol, Çin ve Malay etkilerinin harmanlandığı şehir, özellikle yemek kültürüyle ziyaretçilerini büyülüyor.
2026 Michelin Rehberi’ne göre, şehrin yenilikçi restoranları ve sokak lezzetleri, gezginler için keşfedilecek yeni deneyimler sunuyor. Manila, tarih ve gastronomi açısından zengin bir destinasyon.
8. Karadeniz Kıyısı, Türkiye
Türkiye’nin Karadeniz kıyısı, doğal güzellikleri ve kültürel zenginliği ile Ege ve Akdeniz sahillerine alternatif oluşturuyor. Samsun ve Bartın’ın mavi koyları, Trabzon’un tarihi mimarisi ve Rize’nin çay terasları, ziyaretçileri kendine çekiyor.
Bölge mutfağı da son derece zengin; taze deniz ürünleri, kuymak ve Akçaabat köftesi, Karadeniz’in vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Sümela Manastırı, Çambaşı ve Ayder Yaylası gibi noktalar, doğa ve kültür turizmini bir araya getiriyor.
9. Hive, Özbekistan
Açık hava müzesi niteliğindeki Hive, Semerkand ve Buhara gibi ünlü İpek Yolu şehirlerinin gölgesinden sıyrılıyor. Yüksek hızlı trenle Taşkent’ten ulaşım süresi önemli ölçüde kısalacak.
Şehir, tarihi kaleleri, renkli çarşıları ve geleneksel mimarisi ile Orta Asya kültürünü keşfetmek isteyenler için cazip bir durak sunuyor. Sonbaharda başlayacak tren seferleri, Hive’yi daha erişilebilir hale getirecek.
10. Akagera Milli Parkı, Ruanda
Akagera Milli Parkı, aslanlar, zebralar, leoparlar, zürafalar ve 500’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Safari tutkunları için mutlaka görülmesi gereken bir nokta.
Park, doğal yaşamı koruma ve turistlere güvenli bir safari deneyimi sunma misyonu ile dikkat çekiyor.
11. Yamagata, Japonya
Yamagata, asırlık gelenekleri ve olağanüstü açık hava deneyimleri ile öne çıkıyor. Kayak pistleri ve kaplıcaları, hem kış sporları hem de dinlenme için mükemmel bir destinasyon oluşturuyor.
Bölgenin tapınakları ve tarihi yapıları, Japon kültürünü derinlemesine keşfetmek isteyenler için büyük bir çekim merkezi. Doğal güzellikler ve kültürel zenginlikler, birlikte deneyimlenebiliyor.
12. Route 66: Oklahoma, ABD
Route 66’nın 100. yılı yaklaşırken, Oklahoma eyaleti ikonik yolun 400 millik bölümüne 82 milyon dolarlık bir yatırım yaptı. Neon tabelalar ve restore edilmiş motor oteller, Amerikan nostaljisini yeniden canlandırıyor.
Seyahat severler, klasik Amerikan yolculuğu deneyimini bu bölgede yaşayabilir. Yol boyunca yer alan müzeler, restoranlar ve tarihi duraklar, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
13. Uluru-Kata Tjuta Milli Parkı, Avustralya
Dünyanın en büyük monoliti olan Uluru, 500 milyon yıldan uzun bir süre önce oluştu. Anangu halkı için kutsal sayılan Uluru, ziyaretçilere eşsiz bir kültürel deneyim sunuyor.
Park, yürüyüş yolları, yerel rehberler ve doğal manzaralarla hem doğa hem kültür turizmini bir araya getiriyor. Kata Tjuta formasyonları da bölgeyi tamamlayan etkileyici doğal güzellikler arasında yer alıyor.
14. Rio de Janeiro, Brezilya








Göz At
Öğretmen Yazarlara 1 Milyon Baskı Müjdesi!
Kruvaziyer Turizmi İçin Liman Güçlendirilmeli
500 Bin Sosyal Konut Projesi Başlıyor!
Bolu Yangınında Bakanlık Yetkilileri İçin Tutuklama!
2026 Yılına Merhaba: Unutulmaz Yılbaşı Kutlamaları