

Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, 27 Ekim’de görülecek olan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Oteli yangınıyla ilgili davanın duruşması öncesinde basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Barut, medyada sıkça kullanılan ‘Kartalkaya Davası’ ifadesinin bölgenin turizminde olumsuz etkiler yarattığını vurguladı. “Başlangıçta biz de bu davayı Kartalkaya Davası olarak adlandırdık. Ancak Bolu, doğal güzellikleri, temiz havası, yaylaları ve gölleri ile özellikle kış turizmi açısından ülkemizin önemli destinasyonlarından biridir. Abant, Gölcük ve Yedigöller gibi turizm merkezlerinin yanı sıra, kış aylarında dünyaca ünlü Kartalkaya Kayak Merkezi, birçok esnaf ve çalışana iş imkanı sunmaktadır. Ancak basında çıkan bazı haberler, Grand Kartal’daki trajik yangını ‘Kartalkaya Davası’ başlığı altında yansıtmaktadır. Bu durum, yalnızca ‘Bolu’ ve ‘Kartalkaya’ kelimelerinin geçmesinden dolayı Bolu turizmini derinden etkilemektedir. Bu nedenle, faillerin toplumda doğru bir şekilde yansıtılması ve Bolu turizminin olumsuz etkilenmemesi adına, haberlerde ‘Grand Kartal Otel Yangın Davası’ ifadesinin kullanılmasının daha faydalı olacağına inanıyoruz. Yangının yalnızca işletmeyle sınırlı olduğunu belirtmek ve Kartalkaya bölgesinde olumsuz algıların oluşmasını engellemek için bu konuyu büyük bir hassasiyetle dile getiriyorum” dedi.
Barut, 27 Ekim’de başlayacak duruşmanın birkaç gün süreceğini ve sanıklara ilişkin mütalaanın savcılık tarafından verildiğini aktardı. “Grand Kartal Otel davasında sanıklara ilişkin mütalaa savcılık tarafından esas itibarıyla tebliğ edilmiştir. Sanık müdafileri ve müşteki tarafı, mütalaaya yanıt vermek için süre almışlardı. Bu celse itibarıyla, 27 Ekim’de başlayacak duruşmada sanık müdafileri ve sanıklar, mütalaaya karşı savunmalarını yapacak; müştekiler de mütalaaya ilişkin iddialarını sunacaktır. Muhtemelen kovuşturmanın genişletilmesi ve yeni delil talepleri gündeme gelecektir; bunlar mahkeme tarafından değerlendirilecektir. Duruşmanın birkaç gün sürmesi bekleniyor, tek bir günde tamamlanması olası görünmüyor” açıklamasında bulundu.
‘ADALET, HAKİKATE HİZMET ETMELİ’
Başkan Barut, davadan en büyük beklentilerinin adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi olduğunu belirtti. “Burada dikkat ettiğimiz iki nokta var. İlk olarak, bakanlık yetkilileri hakkında soruşturma izni verilmişti ancak şu anda onların davaya müdahil olmaları söz konusu değil. Adaletin şahıslara değil, hakikate hizmet ettiğini belirtmek isterim. Şahıslar kim olursa olsun, eğer bu yangın faciasında en ufak bir kusurları varsa, cezalandırılmaları ve hak ettikleri cezayı almaları gerektiğine inanıyoruz. 78 canımızı kaybettik; hakkaniyet gereği, kişilerin aldıkları cezanın ailelerine bir nebze olsun teselli olması gerektiğini düşünüyoruz. Mahkeme, suçun vasfı ve mahiyeti açısından bilinçli taksir mi, kasti eylem mi yoksa sadece taksir mi olduğunu iyi bir şekilde değerlendirecektir. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı da yalnızca bu dava ile ilgilenmektedir; diğer dosyalar bu süreci etkilemeyecektir. Savcılık mütalaasına bağlı kalmadan, mahkemenin hak edene cezayı en üst seviyede vereceğine inancım tamdır” dedi.
‘SON DURUŞMAYA YOĞUN KATILIM BEKLİYORUZ’
Barut, son duruşmada bir karar çıkmasını beklediklerini ve bu nedenle yoğun bir katılım olacağını ifade etti. “Son duruşma olması ve karar çıkacak olması nedeniyle, çok sayıda vatandaşımızın yanı sıra bazı milletvekilleri ve bakanların da izlemeye geleceği bilgisini aldık. Müştekiler ve müşteki yakınlarının durumu oldukça hassas; duruşmaya katılmak isteyecekler. Mahkemenin oturma düzeni sınırlı; gazeteciler, protokol, müştekiler ve sanıklar için düzenlemeler yapılacak. Öncelik müştekiler ve yakınlarına verilecek, ancak genel düzenin de sıkışmadan sağlanması gerekiyor. Bu duruşmanın diğer duruşmalardan çok daha kalabalık olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.








