Türk Hava Yolları (THY) ve AJet Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, CNBC-e ile yaptığı röportajda, Ankara’nın turizm potansiyelini artırmayı hedefleyen “Ankara Plus” projesini ve THY’nin ekonomiye sağladığı katkıları ele aldı.
Bolat, başkentten doğrudan Avrupa’ya yapılacak uçuşlarla turist trafiğini İstanbul yerine Ankara üzerinden yönlendirme stratejilerini paylaştı. Ayrıca, 2024 yılı için Türkiye’ye sağlanacak 18 milyar dolarlık döviz girdisi ve 2025 hedefleri hakkında bilgi verdi. Temettü politikası, maliyet yönetimi ve uçak siparişleri konularında da güncel bilgiler sundu.
“Ankara’nın turizmde hak ettiği yerde olmadığını düşünüyoruz”
Bolat, 2024 yılında Ankara’ya yaklaşık 665 bin turistin geleceğini belirterek, “Hedefimiz bu sayıyı 2028 yılına kadar 5 milyona çıkarmak. İstanbul, dünyada en çok ziyaret edilen ikinci şehir. Antalya ise 16,5 milyon turist ile ilk 10’da yer alıyor. Ancak Ankara’daki turist sayısı hala oldukça düşük. Oysaki şehir ve çevresi, kültürel miras açısından son derece zengin” şeklinde konuştu.
Ankara’nın sağlık turizmi potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini ifade eden Bolat, “Şu anda yalnızca 4 hastanemiz uluslararası sertifikaya sahip. İstanbul’da bu sayı 39. Türkiye’ye her yıl 1,7 milyon civarında sağlık turisti geliyor ama Ankara’nın bu pastadan aldığı pay oldukça küçük. Bu durumu değiştirmek istiyoruz” dedi.
“Ankara Plus” ile stratejik ortaklık ağı kuruluyor
THY’nin öncülüğünde başlatılan “Ankara Plus” programının sadece havacılığı değil, konaklama, sağlık, eğitim ve teknoloji sektörlerini de kapsadığını belirten Bolat, şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye’nin 120 milyar dolarlık hizmet ihracatında Ankara’nın payı 3 milyar doların altında. Bu durumu değiştirmek için oteller, hastaneler, eğitim kurumları ve yazılım şirketleri ile iş birliği yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Sayın Fuat Oktay başkanlığında TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Ankara Sanayi Odası ve Ticaret Odası temsilcileriyle bir araya geldik ve programın ilk adımlarını attık.”
Yeni hatlar, artan doluluk oranları
Bolat, Ankara-Madrid hattının açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Yarın Madrid’e uçuyoruz. Doluluk oranı yüzde 80-90 civarında. Ankara-Barcelona hattı da iyi gidiyor. Türkiye’den her yıl 600 bin kişi İspanya’ya gidiyor, İspanya’dan ise 300 binden fazla turist ülkemize geliyor. Artık bu trafiği İstanbul üzerinden değil, doğrudan Ankara üzerinden yönlendireceğiz” dedi.
THY, turistlerin yalnızca transit geçiş yapmalarını değil, ayrıca Ankara’da birkaç gün konaklamalarını da hedefliyor. Bolat, “Gordion UNESCO Dünya Mirası listesinde. Ayrıca Ankara’da listede yer alan beş camiden biri bulunuyor. Şehir, hem Müslüman turistlere hem de Batılı ziyaretçilere hitap edebilecek bir potansiyele sahip. Bu nedenle Afyon, Eskişehir, Kütahya ve Konya gibi illere günübirlik turlar planlıyoruz” diye ekledi.
“Hedef 5 milyon turist, 6 milyar dolarlık gelir”
THY Genel Müdürü, “Ortalama turist harcaması 1.000 doların üzerinde. Bu da Ankara için 6 milyar dolarlık bir gelir potansiyeli ortaya koyuyor” şeklinde bilgi verdi.
“2024’te 18 milyar dolar döviz getirdik”
Bolat, THY’nin Türkiye ekonomisine sağladığı katkılara da dikkat çekerek, 2024 yılında 18 milyar dolar döviz girdisi sağladıklarını açıkladı.
“Bu rakam, Çin yuanı ve Japon yeni gibi farklı para birimlerinin dolara çevrilmiş halidir. THY, son 16 yıldır ihracat şampiyonu. Sadece hizmette değil, mal ihracatında da en büyük üç şirketin toplamı kadar döviz getiriyoruz” şeklinde konuştu.
Bolat, bu tutarın 8,2 milyar dolarının net olarak Türkiye’de kaldığını vurguladı:
“Uçak kiraları, motor kiraları, yakıt ve yurt dışı hizmet ödemeleri dolarla yapılıyor. Tüm bunlar düşüldüğünde, 8,2 milyar dolar Türkiye hazinesinde kalıyor. THY, kazandığı tüm dövizi Türkiye’ye getiriyor, yurt dışında paramız yok. Bu yönüyle cari fazla veren bir şirketiz. 2025’te 19 milyar dolar döviz getirisi ve yaklaşık 9 milyar dolar net fazlalık bekliyoruz.”
“2025 yılı zorlu geçti ama hedeflere yaklaştık”
Bolat, 2025 yılının THY açısından zorlu geçtiğini dile getirerek, “Amerika’daki yeni vize uygulamaları ve bazı sektörlere getirilen ek vergiler, özellikle iş seyahatlerini olumsuz etkiledi. Buna rağmen THY bugün 355 noktaya, 131 ülkeye uçuyor. Sidney’den Vancouver’a uzanan uçuş ağımız 6 kıtayı kapsıyor” şeklinde bilgi verdi.
Bolat, ayrıca bilanço dönemine ilişkin beklentilerin olumlu olduğunu ifade etti:
“Üçüncü çeyrek finansallarımız beklentilerimiz doğrultusunda geliyor. Analistler, her ay paylaştığımız yolcu sayılarından gelir tahminlerini yapabiliyorlar. Şu anda 2024’e benzer bir performans gösteriyoruz. Hedefimiz yılı iyileştirilmiş sonuçlarla kapatmak ve Türkiye ekonomisine olan katkımızı sürdürülebilir biçimde artırmak. Bazı hedefleri revize ettik. 200 milyon dolar kar ve 100 milyon dolar kargo hedefi verdik.”
Temettü politikası hakkında da Bolat, “Kar oranı belli bir seviyeye ulaştığında, önceden belirttiğimiz dağıtım oranı üzerinden temettü ödemelerine devam edeceğiz. Yatırımcılarımız için bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Geçtiğimiz hafta Bursa’da genel müdür yardımcılarımız ve iştirak şirketlerimizle stratejimizi gözden geçirdik. Maliyetlerimizi azaltmayı, gereksiz harcamaları tespit edip yolcu konforundan taviz vermeden ilerlemeyi planlıyoruz. Ayrıca internet hizmetlerimizi güçlendirecek ve yeni duyurular yapacağız” şeklinde bilgi verdi.
Uçak siparişlerinde durum ne?
Amerika’ya verilen uçak siparişleri hakkında Bolat, şu bilgileri aktardı:
“787 siparişlerimizin 50 tanesi kesinleşti ve anlaşmasını imzaladık. Bu uçakların motor tipi farklı olduğu için bekletmemize gerek yoktu. Ayrıca 25 adetlik bir opsiyonumuz da bulunuyor. Dar gövdeli uçaklarda ise Boeing MAX modelleri söz konusu; burada toplam 150+75, yani 225 uçak bulunuyor. Bu uçaklarda tek tip motor kullanılıyor ve yalnızca bir üretici mevcut. Son dönemde bu konuda görüşmeler yeniden hızlandı, rakamlar istediğimiz seviyelere gelirse kısa zamanda bu anlaşmayı da imzalamayı planlıyoruz.
Dünyada motor üreten ülke sayısı oldukça az. Dar gövdelerde üç büyük üretici mevcut: CFM, Pratt & Whitney ve Rolls-Royce (geniş gövdelilerde). Ancak tedarik zincirlerinde yaşanan maliyet artışları tüm sektörü etkiliyor. COVID döneminin en belirgin etkilerinden biri de bu oldu:
Maliyetler yükseldi, verimsizlikler arttı. Şimdi hem biz hem de motor üreticileri bu verimsizlikleri azaltmak için çalışmalar yürütüyoruz








