

Türkiye ve dünya çapında deneyim müzeciliği alanında öncü projelere imza atan DEM Müzecilik, uluslararası düzeyde dikkat çeken bir girişimle karşımıza çıkıyor. Roma İmparatorluğu döneminden bugüne kadar uzanan tarihi Kolezyum’un etkileyici hikayesi, yeni bir deneyim müzesinde ziyaretçilere sunulacak. Roma’da kurulacak bu müze, Ayasofya ve Efes’te olduğu gibi gelişmiş görsel ve işitsel teknolojilerle geçmişin izlerini günümüze taşıyacak.
DEM Müzecilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Esin, Türkiye’yi böyle önemli bir uluslararası projede temsil etmenin kendileri için büyük bir sevinç kaynağı olduğunu dile getirdi. Esin, şirketin köklü bir teknoloji geçmişine sahip olduğunu belirterek, “İlk şirketimiz ASTEL ile 35 yıl önce özel televizyonculuğun temellerini attık. Sinemaların dijitalleşmesi ve yüksek güvenlikli alan çözümleri gibi birçok sektörde interaktif projeler geliştirdik. Son 15 yılda bu teknolojik mirasımızı kültür ve sanat alanına taşıdık. Bugüne kadar Türkiye’de ve dünya genelinde 18 müzenin kurulmasında aktif rol oynayarak, geleneksel müzeciliği teknoloji ile bir araya getirdik ve ‘deneyim müzeciliği’ akımının Türkiye’deki öncüsü olduk. Yaptığımız projeler ve kazandığımız ödüllerle uluslararası arenada ülkemizi temsil etmekten gurur duyuyoruz” dedi.
‘GEÇMİŞİN MİRASINI GÜNÜMÜZE VE GELECEK NESİLLERE TAŞIYORUZ’
Esin, kültürün korunmanın ötesinde paylaşılması ve yaşatılması gerektiğini vurgulayarak, “Kültür, kimliğimizin bir parçasıdır; geçmişle bağımız ve geleceğe aktaracağımız en değerli mirasımızdır. Müzecilikteki bu gelişmeler, toplumun her kesiminde tarihe olan ilgiyi artırırken, dijital dünyaya doğan Z kuşağının öğrenme ve algılama yöntemlerinde de önemli bir rol oynamaktadır. Günümüz teknolojileri, gençlerin tarihi daha iyi anlamasını sağlıyor. Eğitimde de büyük bir potansiyele sahip olan bu sistemler, kültürel mirasın aktarımını bir fırsata dönüştürüyor. Müzelere yönelik ilginin Z jenerasyonu arasında arttığını gözlemliyoruz. Deneyim müzeciliği, yalnızca turizm açısından değil; eğitim ve gelecek nesillere miras bırakma sorumluluğu açısından da büyük önem taşımaktadır. 35 yıllık görsel ve işitsel teknolojiler alanındaki tecrübemizi bu değerli hizmete sunuyoruz. Teknoloji ve kültürel mirasın birleşimi, insan ve geçmiş arasında kalıcı bir köprü kurar. Her projede bir kültürü yeniden yaşatıyor, her deneyimde geçmişi geleceğe daha anlamlı bir şekilde taşıyoruz” şeklinde konuştu.
KOLEZYUM’UN EFSANELERLE DOLU HİKAYESİNİ DÜNYAYA BİR TÜRK ŞİRKETİ ANLATACAK
Uğur Esin, “DEM, yalnızca kültürel mirası hikayeleştirmiyor; ona hayat veriyor. Misyonumuz, insanlığın en eski hikayelerini en gelişmiş araçlarla anlatmaktır” dedi. Esin, “Başlangıçtan itibaren bütünsel bir yaklaşım benimsedik. İçerik üretimi, deneyim tasarımı, sergi planlaması ve günlük operasyonları ayrı süreçler olarak değerlendirmedik. Tüm bu unsurları tek bir büyük vizyonun parçaları olarak gördük. Bu bakış açısı, hikayenin akışından ziyaretçilerin müzede nasıl hareket ettiğine kadar her kararda bize rehberlik etti. Kurduğumuz sistemler ve kullandığımız teknolojilerle kültürel miras; zamanı unutturan, duygusal bağ kurduran ve eserleri ölümsüzleştiren dinamik bir deneyim haline geliyor” ifadelerini kullandı.
Roma’daki Kolezyum’da bu yaklaşım doğrultusunda immersif bir deneyim alanı oluşturacaklarını belirten Esin, “Hikaye anlatımından mekan tasarımına, ziyaret akış planından biletlemeye kadar tüm operasyonel süreçler DEM Müzecilik tarafından yönetilecek. Binanın renovasyon sürecinin ardından projenin tamamlanmasıyla tüm operasyonu da üstleneceğiz. Bu denli kapsamlı bir projeyi bir Türk şirketinin hayata geçirmesi, ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağı” şeklinde konuştu.








