





Ankara’da, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Anadolu Medeniyetleri Müzesinde ‘Anadoludakiler: Sof’un Zamansız Yolculuğu’ sergisi açıldı. Açılış etkinliğine, Emine Erdoğan’ın yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve eşi Özlem Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un eşi Sevgi Kurtulmuş, Ankara Valisi Vasip Şahin ve eşi Şeyma Şahin, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan ile moda tasarımcıları ve kadın giyim sektöründen temsilciler katıldı. Emine Erdoğan, sergideki konuşmasında sof kumaşının Ankara’nın kültürel mirası ve hafızası olduğunu ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Valiliği ve Ankara Kalkınma Ajansı’nın bu mirası yaşatmak için gösterdiği çabaları vurgulayan Erdoğan, sof kumaşını müze vitrinlerinden çıkararak ustalarla buluşturduklarını belirtti.
‘SOF KUMAŞI, ANKARA’NIN ALAMETİFARİKALARIDIR’
Küreselleşmenin etkisiyle kültürel değerlerin kaybolma riski taşıdığına dikkat çeken Emine Erdoğan, Ankara’nın bir zamanlar öne çıkan sof kumaşı ve tiftik keçisinin unutulmaya yüz tuttuğunu belirtti. Seyyahların bu güzellikleri kaleme alarak sof kumaşının zarafetini övdüğünü aktaran Erdoğan, “1618’de Ankara’yı ziyaret eden Polonyalı bir seyyah, ‘Buradaki şehir halkının hepsi sofçulukla uğraşır, iyi cins sof dünyanın her tarafına buradan dağılır.’ yazmıştır. 1640’larda Ankara’ya gelen Evliya Çelebi de, ‘Bu kumaş Ankara’ya özgüdür, dünyanın hiçbir yerinde üretme imkânı yoktur.’ sözleriyle bu mirasın önemini vurgulamıştır.” dedi. Tarih boyunca Ankara ve çevresinin pek çok tüccarın uğrak yeri olduğunu, bu bölgedeki üretim ve ticaretin 300 yıl boyunca sof kumaşı etrafında şekillendiğini ifade etti.
‘KUMAŞIN YÜZEYİNE DOKUNDUĞUNUZDA KÜLTÜR HARİTASINA DA DOKUNURSUNUZ’
Erdoğan, dokumaların ve kumaşların hayat yolculuğuna eşlik ettiğini, her geleneğin hikayesinin kumaşların diliyle anlatıldığını belirtti. “Kına gecesinden sünnet törenine kadar her gelenekte kumaşların önemli bir rolü vardır.” diyen Erdoğan, gelin duvaklarının, derviş hırkalarının ve seccadelerin kültürel anlamlarını vurguladı. “Bir kumaşın yüzeyine dokunduğunuzda, uzun bir medeniyet hikayesinin derinliklerine de inmiş olursunuz.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın destekleriyle 2021 yılında başlatılan Türk Dokuma Atlası Projesi hakkında bilgi vererek, Türk kumaşlarının değerlerini araştırdıklarını ve kimliklendirdiklerini aktardı.
‘KÜLTÜREL MİRAS SAVUNUCULUĞU BİR VEFA BORCUDUR’
Emine Erdoğan, geçtiğimiz yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ‘Anadolu’dakiler Projesi’ni başlatmalarını hatırlatarak, bu projenin Anadolu’nun zenginliklerini geleceğe aktarmayı hedeflediğini dile getirdi. Anadolu’nun birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ifade eden Erdoğan, geleneksel sanatların ve zanaatların gençler için kariyer seçeneği haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. “Geleneksel olanı modern tasarımlarla buluşturduğumuzda, gençlerin bu sanatlara ilgisi artacaktır.” dedi.
‘SOF, BAŞLI BAŞINA BİR ZARAFET ŞÖLENİ SUNUYOR’
Emine Erdoğan, günümüzde yerel, otantik ve doğal ürünlere olan talebin arttığını belirterek, sof kumaşının ve Anadolu dokumalarının yeniden değer kazanması için bir fırsat sunduğunu ifade etti. “Sof, ipeksi yapısıyla başlı başına bir zarafet şöleni sunuyor.” diyen Erdoğan, bu kumaşın yazın serin, kışın sıcak tutma özelliklerini vurguladı. Ayrıca, İz Ankara Tasarım ve El San








