KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Antalya’da düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Üstel, turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, “Turizm, toplumların birbirini anlamasının, kültürlerin kaynaşmasının ve barışın pekiştirilmesinin en etkili yollarından biridir. Kıbrıs Türk halkı için turizm, kalkınmamızın temel unsurlarından biri ve refahımızı artıran en stratejik sektördür. Kongrenin ana teması olan ‘Yeni Stratejilerle Farklılık Dizayn Etmek’, son yıllarda KKTC olarak attığımız adımların özel bir yansımasıdır. Siyasi istikrar, turizmin en büyük güvencesidir. KKTC’de son yıllarda sağladığımız siyasi istikrar, turizme yönelik yatırımlarımızın en önemli itici gücü olmuştur. Tekrar etmek isterim ki, siyasi istikrar yoksa turizmde sürdürülebilir başarı da mümkün değildir” dedi.
Üstel, KKTC’de atılan her adımın turizmcilerin önünü açmayı hedeflediğini belirtti. “Bugün burada vurgulamak istediğim bir gerçek var. KKTC turizmi, Rum yönetiminin yıllardır sürdürdüğü sistematik engellemelere rağmen büyüyen ve gelişen bir sektördür. Bu engeller, modern dünyanın turizm anlayışıyla ve Avrupa Birliği’nin kendi belirlediği değerlerle çelişmektedir. Direkt uçuşların engellenmesi çağdışı bir yaklaşımdır. KKTC’ye doğrudan uçuşların siyasi nedenlerle hâlâ engellenmesi, turizmimizin hızını ve çeşitliliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Havacılık alanındaki kısıtlamalar, turistlerin ulaşım süresinin gereksiz yere uzamasına ve maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Bu durum tamamen siyasi bir tercihtir ve insani ya da ticari bir temeli yoktur. Günümüz dünyasında bir destinasyonun uçuşunu yasaklamak, ne turizmin mantığına ne de insan haklarına uygun bir durumdur” ifadelerini kullandı.
Güneye gelen turistlerin kuzeye geçişinin engellenmesinin turizm etiğine aykırı olduğunu belirten Üstel, “Güney Kıbrıs’a gelen birçok yabancı turist, Kıbrıs’ın tümünü görmek istemektedir. Ancak Rum yönetimi, sınır kapılarındaki caydırıcı uygulamalarla güneydeki turizm aktörlerine destek vererek, turistlerin kuzeye geçişini engellemektedir. Bu durum, yalnızca KKTC turizmine zarar vermekle kalmıyor, adadaki insan etkileşimini, karşılıklı iş birliğini ve kültürel barışı da olumsuz etkiliyor. Turist, korkutulacak değil, misafir edilecek bir kişidir ve adanın iki tarafını özgürce gezebilmesi gerekmektedir. Ulaşım ambargoları, turizmin ruhuna tamamen aykırıdır. KKTC’de hava ulaşımında, ticari taşımacılıkta, spor ve kültürel organizasyonlarda, turizmin tanıtımında 40 yıldır siyasi ambargolarla engellemeler yaşanmaktadır. Ancak hiçbir ambargo, Kıbrıs Türk halkının iradesinden, üretim gücünden ve turizm vizyonundan daha güçlü değildir. Bu baskılar bizi durduramaz, aksine daha üretken, yenilikçi ve dayanıklı bir turizm modeli geliştirmemize katkı sağlar” şeklinde konuştu.
YENİ ERCAN HAVALİMANI İLE DÜNYAYA MESAJ
KKTC’yi stratejik yatırımların desteklediğini ifade eden Üstel, “Siyasi engellemelere rağmen KKTC turizmi, bugün Akdeniz’in yükselen destinasyonlarından biri haline gelmiştir. Bu başarı, Türkiye’nin desteğiyle gerçekleştirdiğimiz stratejik yatırımlar sayesinde mümkün olmuştur. Yeni Ercan Havalimanı, modern yapısı, yüksek kapasitesi ve uluslararası kalite standartları ile KKTC’nin dünyaya açılan kapısıdır. Yolcu kapasitesini artıran konforu ve hizmet kalitesini yükselten bu yatırım, turizmin büyümesinde kritik bir rol oynamaktadır. Yeni Ercan Havalimanı, KKTC’nin dünyaya verdiği ‘Biz buradayız’ mesajının en somut sembollerinden biridir” dedi.
TURİZMDE ‘ADA KIBRIS’ MARKASI
KKTC’yi tanıtmak ve turizmini geliştirmek amacıyla yapılan çalışmalara da değinen Üstel, şu ifadeleri kullandı:
“Bu vizyon çerçevesinde KKTC için uzun vadeli bir turizm master planı hazırlanmış, ‘Ada Kıbrıs’ markası bu planın merkezine yerleştirilmiştir. Türkiye’de farklı şehirlerde tanıtım etkinlikleri gerçekleştirilmiş, KKTC’nin sıradan bir tatil rotası değil, köklerimize, kültürümüze ve ortak geleceğimize uzanan özel bir bağ olarak tanıtılması hedeflenmiştir. Ada Kıbrıs ile amacımız, Kuzey Kıbrıs’a daha önce gelmemiş geniş kitlelere uygun fiyatlı, ulaşılabilir ve yüksek kaliteli tatil imkanlarını sunmaktır. Bu süreçte önemli bir adım daha atılmıştır. Sabit Fiyat Uçuş Anlaşması, turizme nefes aldıran büyük bir gelişmedir. Türk Hava Yolları ile imzaladığımız bu anlaşma, hem turizmcilerimizin hem de vatandaşlarımızın uzun yıllardır beklediği bir düzenlemeyi sağlamaktadır. Bu adım sayesinde KKTC’ye erişimi daha uygun fiyatlı hale getiriyor, uçuş fiyatlarındaki belirsizliği azaltıyor ve ulaşımı daha öngörülebilir hale getiriyoruz. Bu vizyoner karar için Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ediyorum. Kuzey Kıbrıs’ın turizm stratejisini destekleyen bu yaklaşım, iki ülkenin turizmdeki entegrasyonunu güçlendirmektedir.”








