Recep ERÇİN
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte sektör için özel olarak hazırlanan istihdam raporunu kamuoyuna tanıttı. Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Narin, “Personel yevmiyeli işler üzerinden daha yüksek kazanç elde ediyor. Yurt dışına, özellikle Körfez ülkelerine giden çalışanlarımız mevcut. Sektörde yabancı personel oranı sürekli artış gösteriyor. Yabancı iş gücü ile daha sürdürülebilir bir yapı kurarken, lojman ve seyahat masrafları gibi ek yüklerle de karşı karşıya kalıyoruz.” dedi.
Narin, 2035 yılı itibarıyla dünya turizminin farklı bir evreye geçeceğini belirterek, “Yaşam tarzı değişiyor. Bu değişikliklere uyum sağlamak için yeni bir strateji geliştirmemiz gerekiyor. Daha önce yayımladığımız Turizmde Dönüşüm Raporu’nda 2035 yılı için 135 milyar dolarlık bir hedef belirlemiştik. Bugün de aynı hedefi tekrar ediyorum. Bu hedefe ulaşabilmemiz için çalışanlarımızla birlikte daha huzurlu ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlamalıyız.” şeklinde konuştu.
Narin, “Raporlarımızda vurguladığımız gibi, yıl boyunca iş imkanı sunamadığımız bir sektörde birçok kopukluk ve zorlukla karşılaşıyoruz. TTYD olarak bu önemli konuya yönelik titiz bir çalışma yürüttük. Konaklama Sektöründe İstihdam Raporu’nda bu alandaki mikro yapısal sorunlar ile çözüm önerilerini paylaştık.” diyerek sözlerini sürdürdü.
Narin: Sektör kârlılık anlamında sıkışıyor
Toplantıya TTYD Başkan Yardımcıları Hediye Güral Gür, Naile Göçen Çukurova, Ali Güreli, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan ve Genel Sekreter Dr. A. Öykü Korkmaz katıldı. Ayrıca TTYD eski başkanlarından Oktay Varlıer ile eski Devlet ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu ve Konaklama Sektöründe İstihdam Raporu’nu hazırlayan Zay Strateji Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ali Yavan, Dr. Fatih Tokatlı ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nurcan Önder de toplantıda yer aldı. TTYD Başkanı Oya Narin, sektördeki ücretlerin toplam ciroya oranının yüzde 50’lere kadar ulaştığını belirterek, “Temizlik, kat hizmetleri ve ön büro hizmetleri, en çok personel ihtiyacı duyulan alanlar. Sektör, kârlılık anlamında sıkışmış durumda. Kur baskısı ve artırılamayan fiyatlar bu durumu daha da ağırlaştırıyor.” ifadesini kullandı.
Narin, Güney sahilinde çalışma süresini 28-30 haftadan 52 haftaya çıkarmak için yeni yöntemler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizm endüstri bölgeleri oluşturmak belki de gerekli.” diyerek sözlerini tamamladı. 54 konaklama işletmesinin 11 bin 876 çalışanı ile katıldığı kapsamlı anket çalışmasında elde edilen temel bulgular ise şu şekilde sıralandı:
– Turizmdeki kayıt dışılık, genel ekonominin çok altında kalmaktadır. 2009 yılında %43,8 seviyesinde olan genel istihdam yapısındaki kayıt dışılık, 2023’te %26,1’e gerilemiştir. Buna karşılık, turizmde, özellikle konaklama sektöründe kayıt dışı istihdam oranı aynı dönemde %14,2’den %4,2’ye düşmüştür.
– 2009-2023 döneminde konaklama sektörünün istihdam endeksi dalgalanmalara rağmen net bir artış göstererek 2009’daki 57,8 seviyesinden 2019’da 114,5’e yükselmiştir. Pandemi döneminde 85,9’a gerilese de 2023’te 131,7 seviyesine çıkarak pandemi öncesini aşmıştır. Bu performans, Türkiye’deki turizmin güçlü bir istihdam kaynağı olduğunu ve krizlerden sonra hızla toparlanabilen bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Konaklama sektöründe 11 soru-11 çözüm
S1: Kısmi süreli çalışma (part-time) ve çağrı üzerine çalışma modeline ilişkin mevzuat hükümleri esnek değildir.
Ç1: Konaklama sektörü için istisna sağlanmalıdır.
S2: Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici işçi çalıştırmaya yönelik mevzuat hükümleri esnek değildir.
Ç2: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7’inci maddesinde yasal düzenleme yapılarak bu konularda istisna sağlanmalıdır.
S3: Denkleştirme uygulaması gerektiğinde çalışan onayının aranması, iş gücünü etkin yönetmeyi zorlaştırıyor.
Ç3: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde düzenleme yapılarak işçinin onayının tekrar aranmaması sağlanmalıdır.
S4: Denkleştirme uygulaması ve telafi çalışmasının dört ay olan süresi daha uzun olmalıdır.
Ç4: Bu süre sekiz aya çıkarılmalıdır.
S5: Hafta tatiline ilişkin yasal düzenlemeye uyum zorluğu söz konusudur.
Ç5: Konaklama sektöründe işçinin hak kazandığı hafta tatilinin, hak kazanılan günden itibaren takip eden üç ay içinde toplu olarak kullanılabilmesine imkan sağlanmalıdır.
S6: Mevsimlik istihdam nedeniyle her sezon başlangıcında mevsimlik çalışanları gerekli standartlara ulaştırmak zaman ve kaynak israfına neden olmaktadır.
Ç6: Bu sorun, mevsimlik etkinin tüm yıla yayılarak azaltılması ve istihdam sürekliliğinin artırılması ile çözülebilir. Bunun için sektörel prim teşviki ile işsizlik sigortası fonundan çalışanlara işsizlik ödeneğinden yararlanma imkânı sağlanmalıdır.
S7: Sektör yüksek çalışan devir oranına sahiptir.
Ç7: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, yüksek çalışan devir oranlarının nedenleri, sonuçları ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.
S8: Mevcut istihdam teşvikleri, sektöre gerekli iş gücünü çekmek açısından yetersizdir.
Ç8: Bilişim ve imalat sektörlerinde olduğu gibi konaklama sektörüne özgü bir teşvik sistemi geliştirilmelidir.
S9: İş gücü üzerindeki yüksek sosyal güvenlik primleri ve vergiler, tesislerin kârlılığı açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir.
Ç9: Konaklama sektörüne özgü bir vergilendirme ve teşvik modeli, ilgili bakanlıklar tarafından geliştirilmelidir.
S10: İşçilere lojman/konaklama imkânı sağlamak, tesislerin kârlılığını etkileyen önemli bir maliyet kalemidir.
Ç10: Lojman yapımı için arazi tahsisi kolaylaştırılmalı, lojman inşası için düşük faizli kredi imkânı sağlanmalı ve vergi avantajları sunulmalıdır.
S11: Tesislerin ihtiyaçlarına uygun mesleki bilgi ve beceriye sahip çalışan bulma zorluğu yaşanmaktadır.
Ç11: Milli








