Dr. Siso, Hizmet İhracatçıları Birliği’nin verilerine göre turizm sektörünün dört ana alanının havacılık, seyahat acenteleri, oteller ve turist rehberliği olarak belirlendiğini ifade etti. Ancak, dünya genelindeki turizm ekosisteminin önemli bir unsuru olan araç kiralama hizmetlerinin bu listeye dahil edilmediğini vurguladı. Avec Rent a Car olarak, Booking, Expedia ve Rental Cars gibi uluslararası platformlarla iş birliği yaparak beş kıtadan müşterilere hizmet sunmaktayız. Bu müşterilerden elde edilen döviz gelirleri, diğer turizm hizmetleri gibi ülke ekonomisine önemli bir katkıda bulunmaktadır.
Hizmet ihracatçısı olmanın yalnızca vergi avantajlarıyla sınırlı olmadığını belirten Dr. Siso, KDV ve kurumlar vergisi muafiyetlerinin yanı sıra, turizm tanıtım destekleri, Eximbank’tan alınan düşük maliyetli krediler ve çeşitli teşvik programlarının da bu statünün sağladığı fırsatlar arasında yer aldığını ifade etti. Ancak araç kiralama sektörünün bu desteklerden faydalanamadığını, artan maliyet baskısı altında faaliyet gösteren firmaların rakiplerinin yararlandığı avantajlara erişemediğini vurguladı. Bu durumun rekabet eşitsizliğine yol açtığını ve hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi.
YASAL DÜZENLEME BEKLENTİSİ
Dr. Siso, ilgili bakanlıklar ve düzenleyici kurumlar nezdinde bu konunun ele alınması gerektiğini belirterek, araç kiralama firmalarının hizmet ihracatçısı kapsamına alınması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Dr. Siso, “Turizm ekosistemini bütünsel bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Yurt dışı kaynaklı müşterilerden döviz bazlı gelir elde eden araç kiralama firmalarının, diğer turizm işletmeleriyle benzer koşullarda faaliyet göstermesi gerekmektedir. Bu tür bir düzenleme, sektörün rekabet gücünü artıracak ve Türk turizminin genel performansına önemli katkılar sağlayacaktır” şeklinde sözlerini tamamladı.








