Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılışında yer aldı. Protokol üyeleri ile birlikte serginin açılış kurdelesini kesen Erdoğan, ardından sergideki eserleri inceledi.
Program öncesinde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 yılını hat sanatına adamış merhum Hasan Çelebi üstadımız da bu abidevi şahsiyetlerden biriydi. Türkiye ve yurt dışında inşa edilen 75’in üzerinde cami, Hasan Çelebi hocamızın eserleriyle süslenmiştir. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Hat ve tezhip gibi İslam sanatları, emek ve sabır gerektiren, devamlılık isteyen alanlardır. Hasan Çelebi hocamızın sözleriyle, bu sanatlar, günde 30 saat çalışmayı zorunlu kılan sanatlardır. Geleneksel sanatlarımızın yaşatılması, teknoloji ve dijital kültürün tehditleri karşısında büyük bir önem taşımaktadır. Sizler, yalnızca bu sanatları icra etmekle kalmıyor, aynı zamanda bu sanatların köklerine ve tarihimize de vakıf oluyorsunuz.”
“Kültürel mirasımız yeni nesillerle zenginleşir”
Kadim tarihimizde, kültürel mirasımızın yeni nesillerle zenginleşip kökleştiği unutulmamalıdır. Bugün burada yer alan her eser, geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü kuruyor. Sergideki eserleri bu açıdan oldukça değerli bulduğumu belirtmek isterim. Geleneksel sanatlarımızı öğrenen ve icra eden her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarında Allah’tan başarı diliyorum. Burada sergilenen eserlerin sahiplerini kutluyor ve serginin düzenlenmesinde emeği geçen, başta Albayrak Grubu olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.”
“Bu neslin artması lazım”
Öncelikle belirtmek isterim ki, 9 torunum var ve bu benim için büyük bir mutluluk. Sürekli olarak “en az üç çocuk” demekteyim; bu, güçlü bir ailenin olmazsa olmazıdır. Neslimizi çoğaltmamız gerekiyor. Bu, sadece bizim arzumuz değil, aynı zamanda Rabbimizin emri. Peygamberimiz, “Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim” demektedir. Bu nedenle, aileyi ön planda tutarak geçtiğimiz yılı “Aile Yılı” olarak ilan ettik. Hedefimiz, Müslüman bir topluluk olarak bu nesli ülkemizde artırmaktır.
Ancak bu konuda henüz arzu ettiğimiz sonuçları alamadığımızı görmekteyiz. En yakın çevremizde bile nüfus artışına karşı çıkanlar var. Bu durum bizi oldukça üzüyor. Tophane-i Amire’deki bu buluşmanın, nüfus artışı konusunda yeni bir adım olmasını umuyorum. Ailemdeki gelişmelerden memnunum; en küçük torunum 2 yaşında ve onunla geçirdiğim vakit bana enerji veriyor. Rabbim, buradaki tüm kardeşlerime de aynı mutluluğu evlatlarından ve torunlarından nasip etsin.”
“Bu eserler asla ihmal edilmemeli”
Tophane-i Amire’nin hizmete girmesi bizim için son derece önemli. Eğer bu tür eserler hizmete girmemiş olsaydı, burada böyle bir toplantı yapmamız mümkün olmayacaktı. Bu eserlerin varlığı, etkinliklerin düzenlenmesine olanak tanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, bu kültürel etkinliklere büyük önem veriyoruz. Ülkemizin geleceği açısından bu eserlerin hesabını vermemiz gerekiyor. Eğer Süleymaniye ve Sultanahmet gibi eserlerimize gereken önemi vermezsek, yakın bir gelecekte bunların da yok olmaya yüz tutacağını görebiliriz.”
“Her türlü yatırımı yapmamız gerekir”
23 yıllık iktidar dönemimizde, gerçekleştirdiğimiz restorasyonlar ve yenileme çalışmaları, hem yurt dışından gelen ziyaretçiler hem de ülkemiz insanları için bu eserleri ayakta tutmamızın sonucudur. Sultanahmet ve Süleymaniye gibi yerlerdeki sahiplenme, gelecekteki nesillere önemli bir miras bırakacaktır. Çamlıca ve diğer eserlerimizle birlikte, bu değerleri korumak için her türlü yatırımı yapmamız gerekir.
İnşallah Kasımpaşa’da kurduğumuz müzemizde, bize hediye edilen eserleri sergileyeceğiz. Eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nın restorasyonunu tamamlayarak, burayı muhteşem bir eser haline getiriyoruz. Tüm halkımızın bu eserlerden istifade etmesini sağlamayı amaçlıyoruz.
“Hat eserlerine düşkünüm”
Özellikle hat eserlerine büyük bir düşkünlüğüm var ve bu konuda pek çok çalışma yürütüyoruz. Cumhurbaşkanlığı dönemimde, Kur’an-ı Kerim’in yazılması için Mehmet Özçay üstadımdan destek istemiştim. Bu eser de bizim dönemimize ait önemli bir eser olacak. Ayrıca, başka projelerimiz de mevcut ve bunlar da ülkemize ve dünyaya kazandırılmış eserler arasında yer alacak.
Baba ve annelere, Rabbimizin emri doğrultusunda hayatlarını yaşamalarını tavsiye ederim.








