Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Gümrük Birliği’nin günümüz ticaret ve yatırım ilişkilerine yeterince yanıt veremediğini belirterek, Avrupa Birliği’nde son dönemlerde öne çıkan “Made in EU / Made in Europe” kavramı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
TOBB ve Avrupa Odalar Birliği’nin (Eurochambres) iş birliğiyle yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Projesi’nin tanıtım toplantısı dün gerçekleştirildi.
Ekonomim.com‘da yer alan habere göre, toplantının açılışında Hisarcıklıoğlu, küresel ekonomide artan belirsizlikler ve Türkiye-AB ilişkilerinin güncel durumu üzerinde durdu. Toplantıya Eurochambres Başkanı Vladimír Dlouhý de katıldı.
Hisarcıklıoğlu, küresel ölçekte savaşların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini vurgulayarak, kurala dayalı ticaret sisteminin zayıfladığını, korumacılığın ve ticaret savaşlarının yükselişte olduğunu ifade etti. Yapay zeka ve dijital teknolojilerin üretimden lojistiğe, dış ticaretten pazarlamaya kadar birçok alanda iş yapma biçimlerini köklü bir şekilde değiştirdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, bu dönüşümün ciddi uyum problemleri ve önemli fırsatlar sunduğunu aktardı.
Bu süreçte iş dünyasının güvenilir bir rehberliğe ihtiyaç duyduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların bu işlevi üstlenmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
“Gümrük Birliği sadece ticaret meselesi değil”
Belirsizlik ortamının Türkiye ve AB gibi dışa açık ekonomiler için önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin uzun vadeli rekabet gücünün daha derin ve dayanıklı ortaklıklarla korunabileceğini belirtti. Türkiye’nin AB değer zincirinde kritik bir konumda yer aldığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, AB’nin stratejik hammaddeler ve nadir toprak elementleri konusundaki dışa bağımlılığının Türkiye ile daha yakın iş birliğini zorunlu kıldığını belirtti.
Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirmek için en önemli adımın Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, mevcut yapının günümüz gereksinimlerini karşılamadığını kaydetti. Modern bir Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsaması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, dijital ve çevresel standartlarda mevzuat uyumunun artırılması, tedarik zincirlerinde dayanıklılığın güçlendirilmesi ve yüksek teknoloji ile temiz enerji alanlarında yatırım ortamının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu adımın yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik uyum, rekabet gücü ve ortak güvenlik açısından da kritik bir rol oynayacağını ifade eden Hisarcıklıoğlu, Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun Türkiye ve AB arasında güvenin yeniden tesis edilmesine yönelik güçlü bir simge olacağını vurguladı.
“Vize ve taşıma kotaları ticareti zorluyor”
Hisarcıklıoğlu, Türk iş insanlarının AB ülkelerine seyahatlerinde karşılaştıkları vize sorunlarının ticaretin önünde önemli bir engel teşkil ettiğini belirterek, uzun bekleme süreleri ve belirsizliklerin fuar katılımlarını ve tedarik ilişkilerini olumsuz etkilediğini vurguladı. Bu sorunun çözümünün ticareti artıracağına ve karşılıklı güveni pekiştireceğine dikkat çekti.
Karayolu taşımacılığındaki kotalara da değinen Hisarcıklıoğlu, bu uygulamaların teslimat sürelerini uzattığını ve maliyetleri artırdığını ifade etti. Kota sorunlarının çözülmesinin Türkiye-AB ticaretini daha verimli hale getireceğini belirtti.
Made in Europe uyarısı
AB’de öne çıkan “Made in EU / Made in Europe” yaklaşımına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Avrupa sanayisinin dayanıklılığını artırma hedefinin anlaşılır olduğunu ancak bu politikanın korumacı ve dışlayıcı bir çerçeveye dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Gümrük Birliği sayesinde 30 yıldır Avrupa sanayi imalat piyasasına entegre olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, bu yaklaşımın kapsayıcı ve tamamlayıcı bir perspektiften ele alınmasının ortak rekabet gücü açısından daha sağlıklı olacağını ifade etti.
Hisarcıklıoğlu, Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi’nin toplam bütçesinin 6 milyon Euro olduğunu açıkladı. Projenin 2027 yılına kadar sürmesi planlanırken, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle 18 projenin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Projelerin enerji verimliliği, sürdürülebilir büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm, start-up ekosistemi, tarım, gıda, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm ve AB müktesebatı gibi alanlara odaklanacağı vurgulandı. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve saha ziyaretlerinin de proje kapsamında yer alacağını kaydetti.








