Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği ve 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınının birinci yıl dönümünde, şehir merkezinde anma etkinliği düzenlendi. Hayatını kaybedenlerin yakınları, İzzet Baysal Caddesi’nde toplanarak, ellerinde karanfiller ve kaybettikleri sevdiklerinin fotoğraflarının bulunduğu pankartlarla sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe çevre halkı da destek verdi. Anıtpark’ta sona eren yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.
Basın açıklamasına yangında çocukları ve torunları dahil 8 yakınını kaybeden Yüksel Gültekin öncülük etti. Gültekin, “21 Ocak 2025’te Bolu Kartalkaya’da yaşanan bu olay bizim için bir cinayet. 8 evladım var, umarım Rabb’im onları şehit olarak kabul etmiştir. 78 canın hepsi için aynı duyguları besliyorum” diyerek sözlerine başladı. Ardından şu ifadeleri kullandı:
“Hakkımı helal etmem, ne bu dünyada ne öbür dünyada”
“Hayat çok kısa, benim 40 yıllık yuvam 40 dakikada yok oldu. Koltuklar gidecek, neden susuyorsunuz? Kapalı kapılar ardında yanıma gelip ‘Her şey yapılacak, sorumlular cezalandırılacak’ diyorlar, ama bir yıldır bu Turizm Bakanı rahatça dolaşıyor. 78 canın eli yakasındadır. Zannediyorlar ki acımız bitecek, biz bu olayı unutacağız. Hayır, ben her gün, her sabah evlatlarımın mezarına gidiyorum. Bu acıyı hissederken, olayın birinci derecede sorumlusunun Bodrum’da keyif yapması kabul edilemez. Hakkımı helal etmem size, ne bu dünyada ne öbür dünyada, bunu böyle bilin.”
“Turizm Bakanlığı’na çökmüş bir şebeke”
“Şimdi ETS Neşe ve diğerlerine gelelim. Turizm Bakanlığı personeli büyük çabalarla… Ankara’da hakimler var, Allah onlardan razı olsun. Turizm Bakanı olaydan sonra ‘Ben her şeyi yaptım’ diyor. Ama bir gün sonra ‘Turizm Bakanlığı’nın bunda hiçbir kusuru yoktur’ açıklaması yapıyor. Bu durum, personelini korumak için yaptığı çabaları gösteriyor. Bu kişiler, Turizm Bakanlığı’na çökmüş bir şebeke. Şebekenin başında 64 yaşındaki ETS Neşe var. Devletten zorunlu ayrılmasına bir yıl kalmış. Tüm ailesini oraya yerleştirmiş.”
“Turizm Bakanı, Meclis konuşmasında ‘Neşe hanım çok kıymetli’ diyor ama bu kişi daha önce araçlardan sorumlu müdürdü. 12 yıl ETS’de çalıştıktan sonra Turizm Bakanlığı’na geçti. Önemli olan, bu kişinin devletin arazilerini nasıl peşkeş çektiğidir. Devlet için önemli bir personel olduğunu iddia eden bu kişi, aslında tüm ailesini yerleştirmiş. Önemli olan, Turizm Bakanı ile başaramadığınız birkaç operasyon kaldı. Bu şekilde orada bulunuyorsun ETS Neşe.”
“78 canı bir daha göremeyeceğiz, nefeslerini duyamayacağız”
“Bu kişiler o kadar pervasız ki, ifade verirken ‘Bir olay meydana geldi, 78 insan şehit oldu. Biz bundan dolayı çok üzgünüz ama suçumuz yok’ diyorlar. Bize bir başsağlığı dileyin, ey jakobenler! Bunları araştırıyoruz, her biri tek tek ortaya çıkacak. Biz Soma’daki yakınlara benzemeyiz, bunu bilin. Tüm sorumluların ipliğini pazara çıkaracağız. Bir başka daire başkanı kadın, iki çocuğunun yurtdışına çıkması gerektiğini söylüyor. Ama ben 8 çocuğumu bir daha göremeyeceğim. Ankara’daki vicdansız jakobenler, siz orada rahat olacağınızı mı sanıyorsunuz?”
“Bu jakobenler orada otursun, fink atsın diye mi 30 sene koştum?”
“Ben 30 sene boyunca AK Parti’nin peşinden koştum. Bu dava yükselsin diye mücadele ettim. Ey sessiz duran AK Parti’liler, makam için susanlar! Bizim sabrımız taştı. Bir hukuk devletinde bir yıldır orada duruyorlar. Daha vahimi, mahkemelere sahte belge gönderiyorlar. Kamuoyunda Turizm Bakanı veya bu personel hakkında tek satır yer almıyor. Bugün güçlü olabilirsiniz, yarın buradan gidecekler. Biz hayat boyu peşlerindeyiz.”
“Bırakın Türkiye artık bir hukuk devleti olsun”
Gültekin, mahkeme kararına değinerek, “Ses getiren bir karar verildi. Hakimlere teşekkür ediyorum. Savcılık kararı istinafa götürdü, ama biz yine adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Yeter ki bize destek olun. Acılı aileler olarak birliğimizi koruyalım” dedi.
Gültekin, “Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. 78 aile ve avukatları olarak elimizden geleni yapıyoruz. Her yıl 21 Ocak’ta burada olacağız. Evlatlarımızın kanını yerde bırakmayacağız. Bırakın Türkiye artık bir hukuk devleti olsun” diyerek konuşmasını tamamladı.
Gençbay: Bu süreç, millete tepeden bakanlarla mazlum milletin mücadelesiydi
Gültekin’in ardından söz alan Danıştay 9’uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, yangının ilk anında otelden çıkmayı başaran ancak mahsur kalanları kurtarmak için tekrar içeri giren oğlu Yiğit’i kaybettiğini hatırlatarak, “Bu süreç iyilerle kötülerin mücadelesiydi. Bu süreç zalimlerle mazlumların mücadelesiydi” ifadelerini kullandı.
“Ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. DNA testi ile evladımı tespit ettiler. Arkadaşları Alp ile birlikte içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak tekrar girdi ve orada şehit oldular. Ancak işletme sahipleri, bir paçavra gibi hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Bu durum, mahkeme kararıyla da teyit edildi.”
“Daha ilk gün kanalları dolaşıp personelinin sorumlu olmadığını inandırmaya çalıştı”
“Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirdiği bilirkişi raporunu değerlendiren Gençbay, bu raporun en donanımlısı olduğunu belirtti. Raporda, Turizm Bakanlığı’nın olayın oluşumunda birinci derecede etkili olduğu ifade ediliyor. Ancak Turizm Bakanı, daha ilk gün televizyonlarda çıkıp sanki bir hukukçuymuş gibi, hiçbir Turizm Bakanlığı personelinin sorumlu olmadığını anlatmaya çalıştı. Bu, yargıyı etkilemeye yönelik bir tavırdır ve hesabı ileride sorulacaktır.”
Bu süreç devam ederken, Bolu’da ve Türkiye’de adil bir yargılamanın yapılacağına inanıyoruz. 30 Ekim’de verilen kararda 11 kişi hakkında önemli gelişmeler yaşandı.








