Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde gerçekleştirdiği konuşmada, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin uluslararası arenadaki en önemli başarı hikâyelerinden biri olduğunu vurguladı.
Sektör temsilcilerine başarılarından dolayı tebriklerini ileten Erdoğan, Türk firmalarının dünya genelindeki projeleri aracılığıyla Türkiye’nin ismini gururla taşıdığını ifade etti. Suriye’deki gelişmelere de değinen Erdoğan, “Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum: İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmelerin sonuçsuz bırakılması bir diğer yanlışa imza atılmıştır. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu açıdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir.” şeklinde konuştu.
“557 milyar dolarlık iş hacmine ulaştık”
Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetlerinde ulaşılan seviyenin oldukça gurur verici olduğunu belirten Erdoğan, güncel verileri paylaştı;
“Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere, dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi, küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen kararlı bir şekilde sürdürüyoruz.”
Türk müteahhitlerinin sadece inşaat gerçekleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik birikimini ve iş kültürünü de dünyaya taşıdığını belirten Erdoğan, “Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı, şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat şirketleri, son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmıştır.” dedi.
Türk müteahhitlik sektörünün başarısının arkasında güçlü bir güvenilirliğin yattığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’ye bu gururu yaşatan tüm firma ve çalışanlara minnettar olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına devam etti;
“Sektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesi, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillemiştir. Listede yer alan firma sayıları itibarıyla dünyada ikinci olduk. Önceki yıl listede 43 firmamız varken, bu yıl aynı listede 45 firmayla temsil edildik. İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır.”
“İlk 225 listesinde bu sene 8 şirketimiz yer aldı”
“Türkiye gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım alanında şirketlerimiz ciddi ilerleme kaydetti. Rakamlar bu gerçeği çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı listede bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibarıyla ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık.”
Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de içtenlikle tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.”
Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği bu başarılar, mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geliyor. Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten zorlu süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirindeki kırılmalar tam anlamıyla onarılmadan sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları da eklenmiştir.”
“Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergiledi”
“Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada, büyük bir gururla söylemek isterim ki; küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde, Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir.
2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine inmiştir. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aşmıştır. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri, geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz.”
Ekonomideki bu olumlu görünüm, doğal olarak ticaret performansımıza da yansımaktadır. Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye, üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefini aşarak 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz.”
“Türkiye, pozitif yönde ayrışacaktır”
“Bütün bunları hep birlikte başardık. El birliği içerisinde Türkiye’yi bu seviyelere getirdik. İnşallah








