İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı‘nın (İPA) yürüttüğü bir araştırmaya göre, İstanbul’un toplam 647 km olan kıyı uzunluğunun yüzde 69’u halkın kullanımına açık durumda. Ancak, bu uzunluğun yüzde 20’si tamamen kapalı. İPA’nın hazırladığı son Kent Gündemi Araştırmaları raporuna göre, kentin nüfusunun yalnızca yüzde 12’si, yaya olarak 15 dakikada kıyıya ulaşabiliyor. Araştırmanın bulgularına göre, vapurları en çok öğrenciler ve 65 yaş üstü vatandaşlar tercih ediyor.
İPA, ocak ayında İstanbulluların denizle olan ilişkisini araştırmak amacıyla Kent Gündemi Araştırmaları serisinin bir parçası olarak bir rapor hazırladı. “İstanbul’da Mavi Kamusallık: Gündelik Hayatta Denizle Temaslar” başlıklı rapor için, 3-18 Aralık tarihleri arasında Üsküdar, Beyoğlu, Beşiktaş, Beykoz, Zeytinburnu, Bakırköy, Fatih, Kadıköy, Maltepe ve Kartal ilçelerinde amatör balıkçılar, deniz sporları meraklıları ve sahilleri piknik veya yürüyüş amacıyla kullanan vatandaşlarla görüşmeler yapıldı. Ayrıca, İPA’nın düzenli olarak yayınladığı İstanbul Barometresi’nde yer alan konuyla ilgili soruların yanıtları da raporda değerlendirildi.
“Merkez ilçelerde kıyıya erişim kısıtlı”
Rapor kapsamında yapılan değerlendirmelere göre, İstanbul’un kıyı şeridinin yüzde 69’u tamamen erişilebilirken, yüzde 12’si yarı geçirgen ve yüzde 20’si geçişe kapalı durumdadır. Erişime açık olan kıyıların çoğunluğu İstanbul’un Karadeniz sahillerinde yer almakta, ancak merkez ilçelerde bu erişimin daha kısıtlı olduğu görülüyor. İstanbul Boğazı ve Haliç kıyılarında ise, kıyı şeridinin yüzde 58’i halkın kullanımına açık, yüzde 29’u kapalı ve yüzde 13’ü yarı geçirgen konumda. Özellikle Boğaz’daki askeri alanlar ve yalılar, sahile erişim açısından kapalı alanların oranını artırıyor.
Hangi ilçeler sahili daha çok kullanabiliyor?
İstanbul’da kayıtlı nüfusun yalnızca yüzde 12’si, yani yaklaşık 1,8 milyon kişi, yaya olarak 15 dakika içinde kıyıya ulaşabiliyor. Bu süre zarfında kıyıya ulaşabilen nüfus oranı en yüksek olan ilçeler ise Adalar, Beyoğlu, Fatih ve Bakırköy olarak sıralanıyor. Ayrıca, nüfusun yüzde 27’si, yaklaşık 4,2 milyon kişi, 30 dakika içinde kıyıya erişim imkânına sahip.
“İstanbullu denize girmiyor, izliyor”
Raporda, kent sakinlerinin büyük bir kısmının denize girmeyi kirlilik ve hijyen endişeleri nedeniyle tercih etmediği ifade ediliyor. Araştırma, denizle temasın çoğunlukla görsel ve dolaylı olarak gerçekleştiğini ortaya koyuyor. İstanbulluların yüzde 57,2’si sahile yürüyüş yapmak amacıyla giderken, yüzde 42,2’si manzara izlemek için sahile uğruyor. Yüzde 11,3’ü piknik yapma, yüzde 6,9’u balık tutma, yüzde 4,3’ü ise koşu yapmak için deniz kenarını tercih ediyor.
Deniz ulaşımı yazın neden artıyor?
BELBİM verilerine göre, 2025 yılında deniz ulaşımının toplam ulaşım içindeki payı kış aylarında yüzde 2 düzeyindeyken, ilkbaharda bu oran yüzde 3’e, yaz aylarında ise yüzde 4’e yükseliyor. Rapora göre, bu artışın temel nedeni hava koşullarından ziyade yaz aylarında İstanbulluların turizm ve boş zamanlarını değerlendirmek için deniz ulaşımını tercih etmeleridir. Deniz ulaşımının tercih edilme sebeplerinin başında yüzde 43,5 ile keyifli ve manzaralı yolculuk gelmekte, ardından yüzde 24,7 ile hız avantajı öne çıkmaktadır. Tüm deniz geçişlerinin yüzde 27,5’ini öğrenciler oluştururken, 65 yaş üstü kullanıcılar da yüzde 7,8 ile en çok deniz ulaşımını kullanan ikinci grup olarak kaydedilmektedir.
Kaynak: ANKA








