Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası'nı ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Accept

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Reading: Su
Share
Bildirimler Daha Fazla
Font ResizerAa

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

Font ResizerAa
HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
  • E-GAZETE
Search
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Have an existing account? Sign In
Follow US
SEKTÖRÜN BASILI TEK GAZETESİ
Su; yaşamın kaynağı. Su olmayan yerlerde yaşam da mümkün değil. İnsanoğlu farklı gezegenlere yelken açıyor, orada dahi ilk aranan suyun varlığı oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gezegenimizdeki en az 1,7 milyar insanın her gün dışkıyla kirlenmiş su içtiğini ve her yıl yarım milyondan fazla insanın kirli su ve yetersiz sanitasyon ve hijyenin neden olduğu ishalli hastalıklardan öldüğünü belirtiyor.  Küresel sıcaklık artışı 2100 yılına kadar 1,3 ila 2,4 santigrat derece ile sınırlandırılmış olsa bile, 2050 yılına kadar 1 milyar ilave insanın aşırı su stresi altında yaşaması bekleniyor. Dolayısıyla günümüzde önemli bir kaynak olan su, gelecekte hayati derecede önemli hale bürünecek.
Anasayfa » Blog » Su
GenelGÜNDEMÖzel HaberlerTURİZMYAZARYAZARLAR

Su

Prof. Dr. Muharrem TUNA
Last updated: 31 Ocak 2026 07:59
Prof. Dr. Muharrem TUNA Published 31 Ocak 2026
Share
Su; yaşamın kaynağı. Su olmayan yerlerde yaşam da mümkün değil. İnsanoğlu farklı gezegenlere yelken açıyor, orada dahi ilk aranan suyun varlığı oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gezegenimizdeki en az 1,7 milyar insanın her gün dışkıyla kirlenmiş su içtiğini ve her yıl yarım milyondan fazla insanın kirli su ve yetersiz sanitasyon ve hijyenin neden olduğu ishalli hastalıklardan öldüğünü belirtiyor.  Küresel sıcaklık artışı 2100 yılına kadar 1,3 ila 2,4 santigrat derece ile sınırlandırılmış olsa bile, 2050 yılına kadar 1 milyar ilave insanın aşırı su stresi altında yaşaması bekleniyor. Dolayısıyla günümüzde önemli bir kaynak olan su, gelecekte hayati derecede önemli hale bürünecek.
SHARE

Su; yaşamın kaynağı. Su olmayan yerlerde yaşam da mümkün değil. İnsanoğlu farklı gezegenlere yelken açıyor, orada dahi ilk aranan suyun varlığı oluyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gezegenimizdeki en az 1,7 milyar insanın her gün dışkıyla kirlenmiş su içtiğini ve her yıl yarım milyondan fazla insanın kirli su ve yetersiz sanitasyon ve hijyenin neden olduğu ishalli hastalıklardan öldüğünü belirtiyor.  Küresel sıcaklık artışı 2100 yılına kadar 1,3 ila 2,4 santigrat derece ile sınırlandırılmış olsa bile, 2050 yılına kadar 1 milyar ilave insanın aşırı su stresi altında yaşaması bekleniyor. Dolayısıyla günümüzde önemli bir kaynak olan su, gelecekte hayati derecede önemli hale bürünecek.  

Yeryüzünde bazı ülke ve bölgeler su fakiri olarak kabul ediliyor. En çok su sorunu yaşayan beş ülke Bahreyn, Kıbrıs, Kuveyt, Lübnan, Umman ve Katar. Bu ülkelerdeki su sıkıntısı; çoğunlukla düşük su arzı ve buna bağlı olarak evsel, tarımsal ve endüstriyel kullanım içerikli talepten kaynaklanıyor.

Türkiye, Dünya Kaynakları Enstitüsüne göre yüksek düzeyde su stresi yaşayan ülkeler arasında ve dünya genelinde 39. sırada yer alıyor. Söz konusu sorun, son dönemde kendini baraj doluluk oranlarında göstermeye başladı. İstanbul’da 16 Kasım 2024 tarihinde baraj doluluk oranı %28 iken; bu oran 16 Kasım 2025 tarihinde %21’e gerilemiş.  Söz konusu dönemde barajlardaki su miktarı 246 milyon metreküpten, 184 milyon metreküpe düşmüş. Ankara’da 15 Kasım 2024 tarihinde barajlarda toplam 512 milyon metreküp su varken, bu miktar 15 Kasım 2025 tarihinde 219 milyon metreküpe düşmüş. Barajlardaki aktif doluluk oranı sadece %2.3. İzmir’de ise baraj dolulukları %8,5. Antalya’da barajlardaki su seviyesinde %27, Bursa’da %15’lik azalma var. Bursa ve Uşak gibi bazı kentlerde barajlarda su tükenmiş durumda.

Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF) Su Riski Filtresi çalışmasına göre, küresel ölçekte su riski yüksek şehirler arasında Türkiye’den 10 şehir bulunuyor. Bu şehirler; İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Bursa, Mersin, Konya, Adana ve Antalya olarak sıralanıyor. Dikkat edilirse sayılan şehirler, Türkiye’ye gelen turistlerin neredeyse dörtte üçünü ağırlıyor. Türkiye’nin turizmdeki büyüme hedefleri göz önüne alındığında ve bu doğrultuda artan su ihtiyacı karşısında mutlaka sağlam ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesine ihtiyaç duyuluyor.   

Birleşmiş Milletler, 2015 yılından bu yana Kalkınma Hedefleri arasına su sorunu ve buna yönelik sanitasyonu da dahil etti.  2030 yılına kadar yeryüzündeki herkesin içme, el yıkama ve sanitasyon için güvenli suya erişebilmesi gerektiğini vurguladı.

Artan su talebi, genellikle büyüyen nüfus ve sulamalı tarım, hayvancılık, enerji üretimi ve imalat gibi endüstrilerin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.  Su altyapısına yatırım ve daha iyi su yönetimi gibi müdahaleler yapılmadığı takdirde, su sıkıntısının özellikle nüfusu ve ekonomisi hızla büyüyen ülke ya da bölgelerde daha da kötüleşmesi bekleniyor. Bu kapsamda; verimli su altyapısına yatırım yapılmasına, iklime dayanıklı tarım modellerinin desteklenmesine, yönetişim ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesine ihtiyaç duyuluyor.

Su sorununa yönelik, son dönemde bulut tohumlama adı verilen çalışmalara da odaklanmakta yarar var. Yağmur yapma olarak bilinen yöntemde; havada var olan bulutlara gümüş iyodür veya tuz kristalleri gibi parçacıklar salınarak su buharının yoğunlaşması sağlanıyor. Yoğunlaşan bu damlacıklar birleşerek yağmur olarak yere düşüyor. Bulut tohumlama konusunda ABD, Çin, Rusya, Hindistan, Kanada, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail, Tayland gibi ülkelerin çalışmalar yürüttüğü biliniyor. Ülkemizde de çok önceleri bazı denemeler yapıldığı ancak verimli bulunmadığı için sürdürülmediği söyleniyor. Son dönemdeki çalışmalara göre, bu yöntemle yağış miktarının yüzde 10 ila 30 arasında artırılabildiği iddia ediliyor. Bazı komplo teorisyenlerine göre de bu yolla, belli ülkelerde biriken bulutların o ülkede yağış bırakması engelleniyor ve söz konusu bulutların taşınarak yağışların farklı ülkelere bırakılması sağlanıyor. Bu iddiaların incelenmesine yönelik çalışmalar yürütülmesinde ve gerekiyorsa tedbir alınmasında yarar var. Özellikle günümüzde bu hususa dair internet ve sosyal medyada aşırı bilgi kirliliği ile karşı karşıya kalınıyor.  

Su sorunu, aynı zamanda ülkeler ya da bölgeler arası çatışmaların da kaynağı olma yolunda hızla ilerliyor. Kuzey Afrika’daki Nil Nehri; Mısır ve Etiyopya arasında; Ganj Nehri Hindistan ve Bangladeş arasında; Dicle-Fırat havzası Irak ve İran arasında, Colorado Nehri Meksika ve ABD arasında; Senepas Nehri Ekvador ve Peru arasında; Senegal Nehri Moritanya ve Senegal arasında potansiyel çatışma olasılığı barındırıyor.

Konuya turizm açısından bakıldığında, suyun en önemli altyapı unsurlarından bir tanesi olduğunu görüyoruz. Özellikle turizmde büyüme hedeflenen bölgelerde nüfus projeksiyonuna turist artış projeksiyonu da ilave edilerek su ihtiyacı hesaplanmalı ve planlamalar bu sayının üzerine bina edilmelidir. Aksi durumda su yetersizliği hem yerel halkın yaşam kalitesini düşürecek hem de turizm hizmetlerinin aksamasına neden olacaktır.

Sonuçta bir şekilde su sorunu ve kuraklık tüm hızıyla yerküreye yayılıyor. Ülkemizde birçok bölgede dereler, göller kurudu veya kuruma tehlikesi ile karşı karşıya. Yeraltı sularında büyük ölçüde azalma var, bu nedenle birçok bölgede çökme kaynaklı obruklar oluşmuş durumda. Bunun önlenmesine yönelik gerekli bilimsel ve teknik yapısal çalışmalara hız verilmesinde yarar var. Suyun tasarruflu kullanımı, yağmur suyu hasatları gibi tedbirler artık toplumumuzun yaşam biçimi haline gelmeli. Ayrıca toplumun, çiftçilerin ve sanayicilerin su kullanımı konusunda şiddetle bilinçlendirilmesi gerekiyor. Aksi taktirde başta turizm ve tarım olmak üzere tüm sektörlerimizin bu süreçten olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz olacak.

Selam ve saygılarımla…

Göz At

Bizim Çocuklar, Dünya Kupası’nda Gururlandırdı!

Ankara’da Konser Soruşturmasında Şok Gelişme!

Sofya Havalimanı’nda Yeni Primeclass Lounge Açıldı!

Seddülbahir Kalesi’ne Uluslararası Ödül Müjdesi!

Vakıflar’dan Doğaya Önemli Destek: Yemleme Çalışması

TAGGED:DÜNYA DOĞAYI KORUMA VAKFIDÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜHACIBAYRAM ÜNİVERSİTESİ TURİZM FAKÜLTESİPROF. DR. MUHARREM TUNASUTUADER
Share This Article
Facebook Twitter Pinterest Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Linki Kopyala Yazdır
Share
Bir Cevap Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul Turizm Fuari

Son Yazılar

  • Bizim Çocuklar, Dünya Kupası’nda Gururlandırdı! 1 Nisan 2026
  • Ankara’da Konser Soruşturmasında Şok Gelişme! 31 Mart 2026
  • Sofya Havalimanı’nda Yeni Primeclass Lounge Açıldı! 31 Mart 2026
  • Seddülbahir Kalesi’ne Uluslararası Ödül Müjdesi! 31 Mart 2026
  • Vakıflar’dan Doğaya Önemli Destek: Yemleme Çalışması 31 Mart 2026

Üyeliklerimiz

Hakkımızda

Otel Gazetesi
Hızlı Linkler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Kategoriler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE

Abone Ol

E-posta bültenimize ücretsiz bir şekilde Abone Ol!

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
Follow US
© Otel Gazetesi. Webixmo tarafından geliştirilmiştir. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Ana Sayfa
  • Contact & Künye
  • Yazarlar
  • E-GAZETE
  • OTELE ELEMAN
  • Üyelik – GİZLİLİK BEYANI
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifremi unuttum