

Bakan Bolat, Orman Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen 1’inci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’ne katıldı. Kongreye, farklı ülkelerden büyükelçiler, sektör temsilcileri, akademisyenler ve diğer davetliler iştirak etti. Bolat, 2017 yılında kurulan Helal Akreditasyon Kurumu’na (HAK) Ticaret Bakanlığı ve hükümet tarafından sağlanan desteğin önemini vurgulayarak, “Bu kurumun yaygınlaşması ve gelişmesi için yoğun çaba harcıyoruz. Helal akreditasyon, sadece dini bir yükümlülük değil; aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlaki değerler ve tüketici dostu bir yaklaşım açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya genelindeki pazarlarla aktif iş birlikleri, anlaşmalar ve ikili ilişkiler yürütmektedir” dedi.
‘İSLAM ÜLKELERİYLE İHRACAT VE İTHALATI GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’
Bakan Bolat, 56 üyesi bulunan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) önemine de dikkat çekti. “İİT, din kardeşlerimiz ve komşularımız olarak her zaman önemsediğimiz bir yapıdır. Hükümetimizin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda geliştirdiği dış ticaret stratejileri çerçevesinde İslam ülkeleriyle ticareti artırma çabası büyük önem taşımaktadır. Örneğin, 2002 yılında İslam dünyasının Türkiye’nin ticaretindeki payı yüzde 11 iken, 2025 itibarıyla bu oranın yüzde 26’yı aşması hedeflenmektedir. 2030 yılı itibarıyla ise bu payın yüzde 30’u geçmesi amaçlanmaktadır. İhracat ve ithalat alanında bu konuya özel önem veriyoruz ve İslam ülkeleriyle ticareti geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. 2025 itibarıyla İslam dünyasıyla toplamda 115 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmimiz olacaktır. Bu kapsamda, Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde belirlenen tema olan ‘Küresel Helal Kalite Altyapısında Güvenin Mihenk Taşı: Helal Akreditasyon’ üzerine çalışmalara devam edilecektir” şeklinde konuştu.
‘ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNE ÇOK BÜYÜK İHTİYAÇ VAR’
Bakan Bolat, dünya genelinde İslam toplumlarının nüfusunun 2 milyarı aştığını ve bunun küresel nüfusun yüzde 25’ini oluşturduğunu belirtti. İslam dünyasının büyüme trendinin, 2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağını vurguladı. Nüfus artışının, ekonomik dönüşüm ve teknolojik gelişmelerin helal ürün ve hizmetlere olan talebi artıracağını kaydeden Bolat, “Bu süreçte düzenleme, kurgulama ve denetleme ihtiyacı doğmaktadır. Dolayısıyla, uluslararası iş birliğine büyük bir ihtiyaç vardır. Özellikle İslam ülkelerine, İslam İşbirliği Teşkilatı’na ve SMIIC’e önemli görevler düşmektedir” dedi.
‘HELAL SEKTÖRÜNÜN 2028’DE 3,5 TRİLYON DOLARA ULAŞMASI BEKLENİYOR’
Bakan Bolat, ‘Helal’ kavramının başlangıçta yalnızca gıda sektöründe öne çıktığını, ancak günümüzde birçok sektöre yayıldığını ifade etti. Giyim, turizm, medya, ilaç ve kozmetik gibi alanlarda da ‘Helal’ kriterlerinin önem kazandığını belirten Bolat, “2024 yılı itibarıyla 2,3 trilyon dolar, 2025’te ise 2,5 trilyon dolar hacme ulaşması beklenen ‘Helal’ sektörünün 2028’de 3,5 trilyon dolara ulaşacağı öngörülmektedir. Bu durum, üreticiler açısından dikkate alınması gereken büyük bir fırsattır. İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde helal ihracat ve ithalat profiline bakıldığında, ülkemiz ile Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve özellikle Endonezya ve Malezya gibi Uzak Doğu ülkelerinin yanı sıra Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan Müslüman toplulukların da bu alanda önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından, HAK ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren kurumlara ‘Helal Sertifikası’ verildi.








