İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, görevinden uzaklaştırılarak tutuklanmasının ardından başlatılan ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlandı. 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianameye göre, İmamoğlu ‘Örgüt lideri’ olarak nitelendirildi ve birçok suçlamayla karşı karşıya kaldı. Bu suçlar arasında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’ ve daha pek çok iddia yer alıyor. İmamoğlu’nun, toplamda 142 eylemden kaynaklanan 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası alması isteniyor.
DURUŞMALARDA BEŞİNCİ HAFTA
Davanın ilk duruşması, 9 Mart Pazartesi günü yapılmıştı. İlk duruşmadan bu yana toplamda 20 kişinin savunması alınmış olup, Cuma günü duruşma yapılmamıştır. Ancak duruşmaların haftada dört gün devam edeceği bilgisi verildi.
SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek 16. celsede sanıkların savunmalarını alacak. Mahkeme başkanı, duruşmaların saat 22.00’ye kadar sürebileceğini duyurdu.
18 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
Son duruşmada, İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, Evren Şirolu, Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesi karara bağlandı.
İNAN GÜNEY’İN DOSYASI BİRLEŞTİRİLDİ
Diğer yandan, halen tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame, İBB ‘Yolsuzluk’ davası dosyasıyla birleştirildi. Güney, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame ile İBB dosyasında sanık olarak yer aldı.
‘SOMUT VERİ YOK, SADECE “DUYDUM” VAR’
CHP Bilişim Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, ifadesinde, “Ben 11 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nde bilgi işlem sorumlusuyum. Ancak KVKK’ya göre kişisel veri sorumlusuyum değilim. Siyasi partilerde veri sorumlusunun kişisel değil, parti tüzel kişiliğini esas aldığını belirtmek isterim. Benim görevim, partinin dijital altyapısını geliştirmektir. SİPORT adıyla bilinen YSK Siyasi Parti Portalı’na erişim yetkim var. Bu portal üzerinden seçmen verisi ve YSK’nın kabul ettiği liste ve dosyaları indirip partinin sistemlerine aktarıyorum. Her partinin kendi sistemine erişim yetkisi vardır. YSK, seçim dönemlerinde siyasi partilere verileri paylaşır. İddianamede belirtilen somut bir veri yok; sadece ‘duydum’ şeklinde bir ifade var.” dedi.
‘BU VERİLER KİŞİSEL VERİLER DEĞİLDİR’
Mahkeme başkanı, Orhan Erdoğan’a, “İşlenmiş data verileri vermiş olabilirim” ifadesini sordu. Erdoğan, “İşlenmiş data dediğimiz, İstanbul Kartal’da kaç Karslı ya da Tokatlı olduğu gibi verilerdir. Bu veriler kişisel veri değildir. Seçim dönemlerinde diğer aday adaylarına da bu verileri verdim.” şeklinde yanıtladı.
‘HERKES WEB SAYFASININ TRAFİĞİNİ GÖRMEK İSTER’
İBB Dijital İçerik Koordinatörü Ulaş Yılmaz, “Bir web sayfasına ‘Google Analytics’ kodu eklenmesiyle ilgili yazışmada ismim yer alıyor. Ancak bu durum, benim suçlu olduğum anlamına gelmez. Herkes web sayfasının trafiğini görmek ister. Sağlık Bakanlığı ve birçok resmi kurumda da bu kod bulunmaktadır. Ben, İBB bünyesindeki bir mailleşmede bu kodun adı geçtiği için 6 aydır hapis yatıyorum.” açıklamasında bulundu.
‘MASANIN BAŞKANI OLDUĞUM İDDİALARI ASLA DOĞRU DEĞİLDİR’
İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek, savunmasında, “SKM’nin tüm bilişim işlerinden sorumluydum. 2018 yılında kurulan seçim ofisinde, Erol Özgüner ile tanıştım. Ancak Özgüner’in benim orada bulunmamı denetlemek için geldiği iddiası doğru değildir. Ayrıca, ben İBB’deki görevimden sonra başkan danışmanı olarak atanmamışken, Erol Özgüner’in iddiaları asılsızdır.” dedi.
‘İBB DOSYASINDA İFTİRA AT KURTUL MODASI VAR’
Geçek, iddianamenin iftira içerdiğini belirterek, “Erol Özgüner’in tutuklanmasının ardından suçlamaları bana yönlendirmesi dikkat çekicidir. Aramızda işbirliği olduğu iddiası yanlıştır. Üstelik benim 2022 sonrası hiçbir görevim yoktu.” ifadelerini kullandı.
‘GERÇEKLER BİR GÜN ORTAYA ÇIKIYOR’
Geçek, Almanya ziyaretinin yanlış anlaşıldığını ve gerçeklerin bir gün açığa çıkacağına vurgu yaptı. Erol Özgüner’in ifadesinin yanıltıcı olduğunu belirtti.
‘İFADEMİ DAHİ ALMADILAR’
Geçek, hakkında açılan davanın asılsız olduğunu, ifadesinin alınmadığını belirtti. Suçlamaların geçersiz olduğunu savundu.
‘EROL ÖZGÜNER’E TELEFONU BENİM VERDİĞİM İDDİASININ DAYANAĞI NEDİR?’
Geçek, “Erol Özgüner’in benim ona telefon verdiğime dair iddiasının delili yoktur. Olay yerinde bulunmadım ve bu durumun asılsız olduğunu savunuyorum.” dedi.
‘HÜSEYİN GÜN İLE BİR GÖRÜLMEM İDDİANAMENİN BANA EN BÜYÜK HAKARETİDİR’
Geçek, “Hüseyin Gün ile sadece bir kez görüştüm. İddianamede benimle ilişkilendirilen bu kişi, benim yön







