



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen ‘Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’na katıldı. Toplantıya, Vali Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Sait Yaz, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Galip Ensarioğlu ile Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, AK Parti İl Başkanı Ömer İler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve pek çok davetli iştirak etti.
‘EKONOMİK ANLAMDA EN BÜYÜK KAYBI DOĞU VE GÜNEYDOĞU YAŞADI’
İstiklal Marşı’nın okunması ve açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki güven ve istikrar ortamı, tarım, sanayi, yatırım ve istihdam gibi alanlarda daha güçlü bir gelişim için zemin hazırlamaktadır. Son 40 yılda yaşanan terör ve güvenlik sorunları, yalnızca insani kayıplara yol açmakla kalmamış, aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından da büyük maliyetler doğurmuştur. Hesaplamalar, en az 2 trilyon dolarlık bir kaybı göstermektedir. Bu kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmış olsaydı, Türkiye daha farklı bir konumda olabilirdi. En büyük kalkınma kaybı ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşandı” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
‘EN ÇOK DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU KAZANACAK’
Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde tüm ülkenin kazanacağına vurgu yaparak, “Terörün gündemden kalktığı huzur ve güven ortamı kalıcı hale geldikçe, 81 ilimiz ve 86 milyon insanımız fayda sağlayacak; ancak en büyük kazancı Doğu ve Güneydoğu Anadolu elde edecek. Sahada gözlemlediğimiz olumlu tablo, terörün etkisinin azaldığı bölgelerde üretimin canlandığını, şehirlerin yeniden canlandığını ve umutların yeşerdiğini net bir biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler ve kararlı adımlarımızla bu süreci daha ileri bir aşamaya taşıyacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
‘LOJİSTİKTE ÇEŞİTLENDİRME, ALTERNATİFLERİ GELİŞTİRME STRATEJİSİ İZLİYORUZ’
Yılmaz, Türkiye’nin yeni lojistik hatları geliştirme çalışmalarına da dikkat çekti. “Bulunduğumuz coğrafya sık sık krizlerle karşı karşıya kalmaktadır. Ukrayna, Rusya, İran, ABD ve İsrail gibi örnekler, son dönemdeki gelişmeler arasında yer alıyor. Bu nedenle coğrafyamızın avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme ve alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz. Üç kritik lojistik projeyi öne çıkarıyorum: Kalkınma Yolu Projesi, Zengezur Koridoru ve Suriye üzerinden Ürdün’e uzanan yeni ulaşım ağı. Bu projeler, bölgesel bağlantıları güçlendirecek” dedi.
‘GÜVENLİK ORTAMININ YANSIMALARINI ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMLERDE DAHA FAZLA GÖRECEĞİZ’
Diyarbakır’ın turizm potansiyeline de değinen Yılmaz, güvenlik ortamının oluşmasının bu potansiyeli artıracağına dikkat çekti. “Geçen yıl Diyarbakır’a 1 milyondan fazla turist geldi. Geçmişteki durumu hepimiz hatırlıyoruz; bugün ise çok farklı bir atmosfer var. Bu iyileşmenin devam edeceğine inanıyorum. Güvenlik ortamının yansımalarını önümüzdeki dönemlerde daha fazla göreceğiz. Turizm sektörü, bu dönüşümün en hızlı gerçekleştiği alanlardan biridir. Medya üzerinden bölgenin algısının değişmesi gerekiyor” diye konuştu.
‘HUZUR VE GÜVEN ORTAMININ PEKİŞMESİ, YATIRIM ORTAMININ İYİLEŞMESİ DEMEK’
Yılmaz, terörün gündemden kalktığı bir ortamda Türkiye’nin kazanımlarını artıracağını belirterek, “Bir bölgenin kalkınması yalnızca kamu yatırımları ile mümkün değildir. Kamu ve özel yatırımların birlikte gerçekleştirilmesi, gerçek bir ekonomik sıçrama sağlar. Bu doğrultuda kamu yatırımları yaparken, aynı zamanda bölgeye ciddi teşvikler sağladık. Devlet yatırımları güven ortamında devam ederken, özel sektör daha dikkatli davranıyor. Güvenlik ortamının pekişmesi, yatırım ortamının iyileşmesi anlamına geliyor. Bu süreçte hem kamu hem de özel sektör olarak sorumluluklarımızı yerine getirerek, ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için çalışmalıyız” şeklinde sözlerini tamamladı.








