Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı’nın (AA) “Global İletişim Ortağı” olarak desteklediği Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026’nın resmi açılışında konuştu. Forum, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Fidan, ADF’nin beş yıl önceki başlangıcında, bölgesel sorunlara stratejik ve yenilikçi çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade etti. “Bugün, Sayın Cumhurbaşkanım, sizin liderliğinizde, forumumuzun farklı kıtalardan ve siyasi geleneklerden katılımcıları bir araya getiren küresel bir marka haline geldiğini görmekteyiz” dedi.
Fidan, forumun benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden birinin eşsiz buluşma gücü olduğunu vurgulayarak, “Bugün Antalya’da diplomasinin nabzı atmaktadır” görüşünü paylaştı.
Bu yılki forumun temasının “yarını tasarlarken belirsizliklerle baş etmek” olarak belirlendiğini aktaran Fidan, “Belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde, geleceği hangi akılla, iradeyle ve vizyonla şekillendireceğimiz sorusu önem kazanmaktadır. Küresel ve bölgesel meseleler burada tüm yönleriyle tartışılacak ve çözümler ortak akılla şekillenecektir” dedi.
Bakan Fidan, günümüzde birbirini tetikleyen çok boyutlu krizlerle karşı karşıya olduklarına dikkat çekerek, “Belirsizlik ve krizler, uluslararası sistemin geçici bir arızası olmaktan çıkıp, çağın baskın karakteri haline gelmiştir” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yılki konuşmasında uluslararası sistemin en büyük tehdidinin kuralsızlık ve belirsizlik olduğunu dile getirdiğini hatırlatan Fidan, “Bölgemizdeki son buhran, bu tespitlerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir” şeklinde konuştu.
“Ateşkesin uygulanması samimi temennimiz”
Fidan, geçen yıl forumda “devam eden Gazze soykırımı ve küresel etkileri” konusunun gündeme geldiğini, bu yıl ise İran’daki savaşın küresel etkileriyle birlikte tartışıldığını ifade etti.
Bakan Fidan, “Uluslararası sistemde yaşanan tahribat ve artan gerilim, bölgemizi önemli bir sınamayla karşı karşıya bırakmıştır. Savaşın kazananı olmayacağını insanlık bir kez daha tecrübe etmiştir. Bu savaştan herkesin çıkaracağı tarihi dersler vardır” dedi.
Fidan, “Böylesi dönemlerde ilk ve acil görev, ateşi söndürmektir. Sağlanan ateşkesin sahada tam olarak uygulanması ve bunun kalıcı bir barışa dönüşmesi en büyük temennimizdir” şeklinde konuştu.
“Küresel güvenliği tehdit eder hale geldi”
ABD ve İran arasındaki iki haftalık ateşkes için emeği geçenlere teşekkür eden Fidan, “Ancak bu sükunet ortamı, sorunun asıl kaynağını göz ardı etmemelidir. Gazze’deki soykırımla başlayan ve Lübnan ile Suriye’ye sıçrayan İsrail yayılmacılığı, küresel güvenliği tehdit eder bir hal almıştır. Kalıcı barış arzuluyorsak, bu yayılmacılığa dur demek zorundayız” dedi.
Bakan Fidan, uluslararası toplumun savaşın durdurulması için gösterdiği anlayış birliğini vurgulayarak, “Bu kıymetli zemini diyalog ve diplomasi lehine değerlendirmek için gayret göstermeliyiz. Antalya Diplomasi Forumu’nun özünde de bu yaklaşım vardır” diye ekledi.
Fidan, diplomasi anlayışını, “yangını daha fazla yayılmadan durdurma iradesi” olarak tanımladı. Düşmanlıkları kader olmaktan çıkarma cesareti ve ortak geleceği koruma sanatına vurgu yaparak, “Yani diplomasi, yarını tasarlamaktır” şeklinde ifade etti.
“Yarını tasarlamak” vizyonunun iki ana unsura bağlı olduğunu belirten Fidan, “Birinci ayak, uluslararası yönetişim sisteminin daha kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesidir. Temsil kabiliyeti zayıf olan yapılarla krizleri yönetmek mümkün değildir” dedi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası alanda adalet eksenli vizyonunu hatırlatarak, “Küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara dikkat çektiniz. Daha adil bir dünya çağrınız, uluslararası sistemin izlemesi gereken yönü gösterdi” değerlendirmesinde bulundu.
İnsanlığın ağır bedeller ödediğini vurgulayan Fidan, “Adil olmayan bir uluslararası sistem krizleri çözemez, sadece erteler ve derinleştirir. Uluslararası toplumun artık vicdani bir muhasebe yapması gerekmektedir” dedi.
Fidan, barış süreçlerinin uluslararası toplum tarafından güçlü bir iradeyle sahiplenilmesi ve bu süreçlerin sabote edilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti. “Küresel ekonomik refahın adil paylaşımı şarttır. Yapay zeka, yeni eşitsizlikler üreten bir tahakküm aracına dönüşmemelidir” ifadesini kullandı.
“Coğrafyamız eş zamanlı krizlerin baskısı altında”
Fidan, geleceğe yönelik sınamalarla başa çıkmak zorunda olduklarını vurgulayarak, iklim değişikliği ve kuraklığın insan hayatını tehdit eden bir sorun haline geldiğini ifade etti.
“Eğer bugün paylaşımın, sorumluluğun ve faydanın ortak zeminini oluşturamazsak, on yıl sonra ihtilaflar daha da kontrol edilemez ve yıkıcı hale gelecektir” diyen Fidan, bölgesel barış ve refah için stratejik adımların atılması gerektiğini dile getirdi.
Antalya’nın jeopolitik okumasının, bağlantılı kriz dinamiklerini ortaya koyduğunu belirten Fidan, “Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Güneyde ise İsrail’in saldırganlığı, bölgedeki çatışma dinamiklerini derinleştirmiştir. Sudan’daki iç çatışmalar, bölgeyi güvenlik tehdidi altına sokmaktadır” şeklinde konuştu.
Fidan, Türkiye’nin bu kriz haritasında ara buluculuk rolü üstlenebilen nadir ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Her krizin yükünü ve acısını derinden hissetmekteyiz. Bölgenin selameti için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve dış politika vizyonunun önemine de değinen Fidan, bölgenin artık savaşlara ve teröre tahammül edemeyeceğini ifade etti.
Fidan, bölgesel barış ve istikrar için güçlü bir sahiplenme vizyonunun hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu vizyon, ortak çıkar alanlarında sonuç odaklı bir diyalog ile gerçekleştirilebilir” dedi.
Kalıcı barışın krizlerin derinleştiği anlarda cesur adımlarla ortaya çıktığını vurgulayan Fidan, ADF’nin bu arayışın önemli bir zemini olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: AA








