Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası'nı ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Accept

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Reading: Korona sonrası lokanta sektörüne samimi bir bakış
Share
Bildirimler Daha Fazla
Font ResizerAa

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

Font ResizerAa
HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
  • E-GAZETE
Search
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Have an existing account? Sign In
Follow US
SEKTÖRÜN BASILI TEK GAZETESİ
Anasayfa » Blog » Korona sonrası lokanta sektörüne samimi bir bakış
GASTRONOMİ

Korona sonrası lokanta sektörüne samimi bir bakış

HG Editor
Last updated: 21 Nisan 2020 11:05
HG Editor Published 21 Nisan 2020
Share
SHARE

Vedat MİLOR

‘Marka’ olmaya mecbur edilen şefler ve lokanta sektörü; artan tanıtım masrafları, sosyal medyaya yakışacak yemek hazırlama gerekliliği gibi zorluklara dayanabilecek mi?

Bugünlerde hepimizin içini dökmeye ihtiyacı var. Bunu yapan da az değil tabii ama kamuoyu önünde ve New York Times gibi ciddi ve güvenilir bir basın organı aracılığıyla yapmak kolay değil. Gabrielle Hamilton bunu yapmış. New York’ta adı Prune olan minik bir lokantanın sahibi ve mutfağın da başında. Yazıyı okuyunca şahsiyeti üzerine de fikir sahibi oluyorsunuz.

Sadece karın doyurmak değil

Yazısı kendi adına konuşmanın çok ötesinde. Sektör adına konuşmanın da epey ötesinde. Dürüst ve donanımlı birinin elinden çıktığı belli yazının.

Hamilton, COVID-19 sonrası ortaya çıkan dertlerden yakınmıyor bu yazıda. Olay sadece Amerika ve New York’a da özgü değil. İki evrensel boyut var söylediklerinde. Birincisi adeta epik boyutta bir çaba, çabalama, dayanışma ve dostluk öyküsü.

Şef Gabrielle Hamilton

Bu öyküyü okuyunca lokantanın sadece yemek yenip karın doyurulan bir mekân olmadığı ortaya çıkıyor. Bulaşıkçısından başgarsonuna ve ürün tedarikçilerine ve devamlı müşterilerine ve mahalleli ve de mekân sahibine kadar içinde zamanın sınavından geçmiş bilumum kompleks ilişkileri barındıran bir sosyal kurum lokanta. Aynı zamanda, her kurum gibi dinamik ve değişken. Evrimi kişisel çabalar ve duygusal bağlar kadar acımasız toplumsal güçler tarafından yönlendiriliyor.

Maddi tatmin mi kişisel tatmin mi?

Hamilton’ın kişisel öyküsü, lokantası Prune’un iddiasız bir mahalle lokantası olarak işe başlayıp popüler hale dönüşmesiyle iç içe geçmiş. Tek bir cümleyle özetlersem maddi başarıyla kişisel tatmin ters orantılı. Columbia Üniversitesi’nde felsefe okumuş Şef Hamilton, belki mütevazı bir birikime kavuşmuş ama işinden aldığı haz azalmış. Filozof deyişiyle işine biraz yabancılaşmış.

Neden mi? Biraz indirgemecilik yaparak, nedeni ‘modern kapitalizm’ diyelim. Nasıl mı? Değişen bir mahalle… Mal sahibi, çalışanlar, müşteriler… Günümüzde ortaya çıkan halkla ilişkiler profesyonelleri. Değişen beklentiler…

Örnekler vereyim: Prune, New York’un Çukurcuma benzeri East Village’ında 1999’da açıldığında mahalledeki evlerin kirası 450 dolar. Şimdi 50 metrekare apartman dairesi 3 bin 810 dolar. Lokantanın kirası 15 bin dolar. 14 masalık mekânda çalışanların gideri ayda 30 bin dolar. Bu madalyonun bir yüzü, diğer yüzü biraz çirkin; bildiğimiz samimi mahalle lokantalarının yaşamak için bir ‘brand’ (marka) haline dönüşme gereğinin öyküsü…

Açıklayayım. Her tarafta, sağında ve solunda yüzlerce yeni ve farklı farklı lokanta açılıyor. Hepsinin de konseptleri farklı. Yaşamak için bir brand’e dönüşmen şart. Bir imaj yaratacaksın. Halkla ilişkiler uzmanları tutacaksın. Sosyal medya uzmanı da şart. Lokantalardan nemalanan yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmış.

Blogger’lar, influencer’lar falan. Bedava yeme içmenin  ötesinde, para da istiyorlar. Yeni bir müşteri tipi de türemiş durumda. Ellerinde devamlı akıllı telefon. Birbirleriyle konuşmuyor ha bire resim çekiyorlar. Yemeklerin lezzetinden çok Instagram’da hoş duracak sunumlar önemli. Mutfakta başarılı olup sevdiğini çok iyi pişirmek başarılı olmaya yetmiyor.

Lezzetli ama fotojenik değilse!

Yemek fotojenik değilse köstek bile olabiliyor. Lokantacı olmak artık bir zanaat değil. Daha çok bir reklam, pazarlama ve ‘hype’ (heyecan-beklenti) yaratma işi.

Mahalle kültürü de ortadan kalkıyor artan ev fiyatlarından dolayı. Mal sahipleri de artık eskisi gibi 20 senedir iyi tanıdığın ve zor zamanlarda kira konusunda müsamaha gösterecek biri değil.

Büyük olasılıkla merkez ofisi Hong Kong veya benzeri bir yerde olan tüzel bir kişilik mal sahibi. Uzakta, kişiliksiz ve acımasız.

Bu şartlarda artık bu işi yapmaya değer mi COVID-19 sonrası diye sorar insan kendi kendine… En azından Gabrielle Hamilton, bu soruları sormuş ve bu virüs yok olsa bile toplumsal bünyenin epey yıprandığına ve sabırların taşmak üzere olduğuna dikkatimizi çekmiş.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/vedat-milor/korona-sonrasi-lokanta-sektorune-samimi-bir-bakis-41519332

Göz At

Gastronomi ve Turizmin Devleri Pastory Food Demo Day’de Bodrum’da Buluşacak

UNUTULAN LEZZETLERİN İZİNDE: TRABZON’UN GASTRONOMİ MİRASI YENİDEN KEŞFEDİLİYOR

GTD’den Afrika’ya Lezzet Köprüsü: Türk Mutfağı Burkina Faso’da Tanıtıldı

Misafir Deneyimini Zirveye Taşıyan Teknoloji: PAPYON ROOM SERVICE SOLUTIONS

GastroShow 2025: Gastronomi ve Turizm Dünyası İstanbul’da Buluşuyor

TAGGED:GASTRONOMİ
Share This Article
Facebook Twitter Pinterest Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Linki Kopyala Yazdır
Share
Bir Cevap Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul Turizm Fuari

Son Yazılar

  • Bizim Çocuklar, Dünya Kupası’nda Gururlandırdı! 1 Nisan 2026
  • Ankara’da Konser Soruşturmasında Şok Gelişme! 31 Mart 2026
  • Sofya Havalimanı’nda Yeni Primeclass Lounge Açıldı! 31 Mart 2026
  • Seddülbahir Kalesi’ne Uluslararası Ödül Müjdesi! 31 Mart 2026
  • Vakıflar’dan Doğaya Önemli Destek: Yemleme Çalışması 31 Mart 2026

Üyeliklerimiz

Hakkımızda

Otel Gazetesi
Hızlı Linkler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Kategoriler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE

Abone Ol

E-posta bültenimize ücretsiz bir şekilde Abone Ol!

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
Follow US
© Otel Gazetesi. Webixmo tarafından geliştirilmiştir. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Ana Sayfa
  • Contact & Künye
  • Yazarlar
  • E-GAZETE
  • OTELE ELEMAN
  • Üyelik – GİZLİLİK BEYANI
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifremi unuttum