
Doç. Dr. Demet Genceli: Turizm Gelirlerini Artırmak İçin ‘Deneyim Ekonomisi’ Şart
27 Eylül Dünya Turizm Günü’nde önemli açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Demet Genceli, Türkiye’nin turizm sektöründeki başarısına rağmen gelirlerde beklenen düzeyin altında kaldığını belirtti. 2023 yılına ilişkin turizm verilerini değerlendiren Genceli, daha fazla turist ağırlamanın yanı sıra turizmi 12 aya yaymak ve ‘deneyim ekonomisi’ni geliştirmek gerektiğine dikkat çekti. Genceli, “Deneyim ekonomisi ile turistlerin otel dışında vakit geçirmelerini sağlamak, ülke tanıtımlarını ise daha etkili ve tek bir ağızdan yapmak önemli” dedi.
2023 Yılı Turizm Rakamları

Doç. Dr. Demet Genceli, 2023 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı ve elde edilen gelirler hakkında detaylı bilgiler verdi. Türkiye’nin 56,7 milyon turist ağırladığını ve 54,3 milyar dolar gelir elde ettiğini belirten Genceli, rakamların yüksek olduğunu, ancak diğer ülkelerle kıyaslandığında gelirlerde geride kalındığını söyledi. “ABD, 2023 yılında 66 milyon turist ağırladı ve 175 milyar dolar gelir elde etti. Fransa ise 100 milyon turist ile 68,6 milyar dolar, İspanya 85 milyon turist ile 92 milyar dolar gelir sağladı. Türkiye’nin elde ettiği gelir rakamları ise bu ülkelerin gerisinde. Turist sayısı açısından dünya genelinde iyi bir seviyede olsak da, gelir konusunda aynı başarıyı gösteremiyoruz” dedi.
“Geliri Artırmak İçin Deneyim Ekonomisi Şart”
Genceli, turizm gelirlerini artırmak için sadece daha fazla turist çekmenin yeterli olmadığını, turistlerin Türkiye’de geçirdikleri süre boyunca daha fazla harcama yapmalarını sağlamanın da kritik olduğunu vurguladı. Turizmi 12 aya yaymanın ve paket turlardan uzaklaşmanın önemine değinen Genceli, turizmin yaz sezonuna sıkışmaması gerektiğini belirtti. “Yaz sezonu dışında sağlık, kültür ve spor turizmi gibi alternatif alanlarda da turizm çeşitliliğini artırmamız gerekiyor. Deneyim ekonomisi yaratmak, turistlerin otel dışında vakit geçirmelerini sağlamak büyük önem taşıyor. Daha fazla hizmet sunup, ülke tanıtımlarını da tek bir ağızdan yapmamız gerekiyor. Türkiye, sunduğu hizmetlerle çok iyi bir seviyede, ancak bu hizmetlerden elde edilen geliri de aynı şekilde yükseltmeliyiz” diye konuştu.

Genceli ayrıca, Türkiye’nin turizmini geliştirebilmesi için belediyeler ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın birlikte çalışarak projeler üretmesinin gerektiğini belirtti. Kültür Yolu Festivali’nin bu çabalara güzel bir örnek olduğunu ifade eden Genceli, festivalin şu an 16 şehirde gerçekleştirildiğini ve bu sayının 20 şehre çıkarılmasının planlandığını açıkladı. “Bu tür projeler turizmin 12 aya yayılmasına büyük katkı sağlayacak. Hem turistlerin ilgisini çekecek hem de turizm gelirlerinin artırılmasına vesile olacak” dedi.
Sürdürülebilir Turizm Sertifikası ve Türkiye’nin Adımları
Sürdürülebilir turizmin günümüzde gittikçe önem kazandığını belirten Doç. Dr. Genceli, Türkiye’nin bu alandaki gelişmelerine de değindi. Türkiye Tanıtım Turizm ve Geliştirme Ajansı tarafından yürütülen ‘Sürdürülebilir Turizm Sertifikası’ projesinin önemli bir adım olduğunu ifade eden Genceli, bu projenin Türkiye’deki tüm otellere sürdürülebilir turizm sertifikası alma zorunluluğu getirdiğini söyledi. “Türkiye Tanıtım Turizm ve Geliştirme Ajansı, sürdürülebilir turizm konusunda çok önemli bir proje yürütüyor. Bu proje kapsamında 2023 yılı itibarıyla Türkiye’deki tüm otellerin sürdürülebilir turizm sertifikası alması zorunlu hale geldi. Bu sertifika, Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’nin belirlediği 42 kriteri kapsıyor. Türkiye, bu kriterleri istisnasız kabul ederek çok önemli bir adım attı” diye konuştu.
Sürdürülebilir turizmin sadece çevreye değil, aynı zamanda turizm sektörünün uzun vadeli büyümesine de katkı sağladığını belirten Genceli, sürdürülebilirliğin turizm sektöründe rekabet avantajı yaratacağını ifade etti. “Sürdürülebilir turizm, sadece çevresel sorumluluk değil, aynı zamanda daha uzun vadeli ekonomik kazanç sağlamak için de bir fırsattır. Bu alanda yapılan her yatırım, turizm sektörüne olan güveni ve ilgiyi artıracaktır” dedi.

Turizm Eğitimi Sektörün Geleceği İçin Kritik
Doç. Dr. Demet Genceli, turizm sektörünün geleceğinde eğitimin kritik bir rol oynadığını vurguladı. Nitelikli iş gücü ve hizmet kalitesinin turizmin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirten Genceli, turizm eğitiminin her aşamada teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de turizm eğitiminin giderek daha fazla talep gördüğünü belirten Genceli, üniversitelerdeki turizm bölümlerinin yoğun bir ilgiyle karşılaştığını dile getirdi. “Türkiye, turizm potansiyeli yüksek bir ülke olduğundan, bu alandaki eğitim de son derece önem kazanıyor. Üniversitelerdeki turizm bölümlerine olan ilgi her geçen gün artıyor ve bu bölümler genellikle yüzde 100 doluluk oranına ulaşıyor” dedi.
Turizm eğitiminde müfredatın güncellenmesi, uygulamalı eğitimin artırılması ve teknoloji entegrasyonunun önemine dikkat çeken Genceli, güncel bilgi ve becerilerin öğrencilere kazandırılmasının sektörün geleceği için kritik olduğunu belirtti. “Turizm eğitimi, sadece teoriyle sınırlı kalmamalı, uygulamalı eğitimler ve güncel teknolojilerin entegrasyonu ile desteklenmeli. Bu sayede, öğrenciler mezun olduklarında sektöre hızlı bir şekilde adapte olabilir ve nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılayabilirler” dedi.
Sektörde Kaliteli Hizmet ve Nitelikli İş Gücü Öne Çıkmalı
Genceli, turizmde kaliteli hizmetin ve nitelikli iş gücünün sağlanmasının sektörde rekabet avantajı yaratacağını belirtti. Eğitim alanında yapılacak yatırımların, sektörde kalıcı gelişmeleri beraberinde getireceğini ifade eden Genceli, “Sürdürülebilir, yenilikçi ve sürekli gelişen bir turizm sektörü için eğitime büyük önem verilmesi gerekiyor. Turizm eğitimi sayesinde nitelikli iş gücü yetiştirilmesi, hizmet kalitesini artıracak ve bu da turist memnuniyetini en üst seviyeye çıkaracaktır” diye konuştu.
Son olarak Genceli, Türkiye’nin turizm gelirlerini artırmak ve sektörde daha ileri gitmek için farklı turizm alanlarına yatırım yapması gerektiğini yineledi. Turizmi 12 aya yaymanın, sürdürülebilir turizmi teşvik etmenin ve eğitimle nitelikli iş gücünü artırmanın bu süreçte büyük önem taşıdığını belirtti.








