ANTALYA’nın falezlerinde yer alan beton ve ahşap barakalarla ilgili DHA’nın haberinin ardından, yapılan incelemeler kaçak işgallerin birçok alanda gerçekleştiğini ortaya koydu. 26 farklı noktada bulunan asansörler, tüneller, beton yapılar ve çadırlar gibi çeşitli kaçak yapılar, ilgili kurumlara rapor edildi.
Antalya’nın ‘Tufa Kıyı Falezi’ özelliğiyle dünyada eşi benzeri olmayan falezlerinde, DHA’nın haberinin ardından Muratpaşa Kaymakamlığı ve Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı, 9 kilometrelik bir alanda kapsamlı incelemeler gerçekleştirdi. Bu incelemeler sonucunda, Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı, falezlerdeki kaçak yapılarla ilgili detaylı bir rapor hazırladı. Raporda, evsizlerin barakalarından lüks otellerin plaj yapılarına ve kaçak asansörlerden kayalıklar içine inşa edilen tünellere kadar birçok kaçak uygulama tespit edildi. Hazırlanan rapor, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne iletildi.
TUFA KIYI FALEZİ DÜNYADA TEK
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya’daki falezlerin sıradan falezlerden çok daha özel olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Dipova, “Antalya ‘Tufa Kıyı Falezleri’, bu özelliğiyle dünyada tek. Falezler, nadir oluşan yapılar olup büyük bir öneme sahiptir. Tufa kayacı da ender bulunan bir kayaçtır. İkisini bir araya getirdiğimizde, bu falezlerin korunması gerektiğini vurgulamak zorundayız” şeklinde konuştu.
‘SİMGE DEĞERİNİ DAHA DA ÖNE ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR’
Prof. Dr. Dipova, falezlerin Antalya’nın simgeleri arasında öncelikli bir konumda olduğunu ifade ederek, “Antalya’yı ziyaret edenlerin aklında ilk olarak falezler kalıyor. Jeoturizm değeri giderek artıyor. Bunu ön plana çıkarmalı ve Antalya’nın simge değerini korumalıyız” dedi. Falezlerle ilgili araştırmalarının 15-20 yıl önce başladığını hatırlatan Dipova, “O dönemde kayaların göçme tehlikesi gibi riskler ele alınıyordu. Ancak artık bu yapının korunması gerektiğini anlamamız gerekiyor” diye ekledi.
‘FALEZLERİN HAK ETTİĞİ KORUMA STATÜSÜ JEOSİTTİR’
Prof. Dr. Dipova, mevcut durumda turizm gelirleri elde etme çabalarının jeoturizm değerine zarar verdiğini belirtti. “Siluetin kapanmaması gerekiyor. Denizden bakıldığında falezin tamamının görünmesi sağlanmalı” diyen Dipova, falezlerin doğal habitatını korumanın önemine dikkat çekti. “Antalya falezlerinin hak ettiği koruma statüsü jeosittir” dedi.
‘DEMİR TUZLU SUYUN İÇİNDE PAS TUTUYOR VE BU PASLAR KAYANIN ÜZERİNE AKIYOR’
Falezler üzerindeki yapıların hem silüeti kapattığını hem de kayalara zarar verdiğini vurgulayan Prof. Dr. Dipova, “Bu yapılar masum gibi görünse de aslında ciddi tahribat yaratıyor. Demir, tuzlu su içinde hızla paslanıyor ve bu pas kayaların üzerine akarak çevreye zarar veriyor. Bu kaya, dünyada çok nadir bulunan bir yapıdır ve görünümünü bozacak her türlü müdahaleden kaçınılmalıdır” şeklinde konuştu.
‘FALEZLER YAPILAŞMAYA KAPALI’
Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozanoğlu, falezlerin korunması gereken hassas alanlar olduğuna dikkat çekti. “Bu alanların yapılaşmaya kapalı olduğunu ve herhangi bir eklentiye kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini” vurgulayan Kozanoğlu, kaçak yapılarla ilgili olarak yetkililerin harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
DOĞRUDAN YIKILMASI GEREKİYOR
Mevzuata göre kesin korunacak alanlarda yapılan kaçak yapıların tamamen yıkılması gerektiğini belirten Kozanoğlu, “Bu işgallerin ortadan kaldırılması ve alanın eski haline getirilmesi şart” dedi. Ayrıca, bu süreçlerin ilgili kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Falezlerdeki yapılar Antalya’nın kimliğine yönelik bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Kozanoğlu, “Bu durum çevreye yapılan bir tahribat olmanın ötesinde, Antalya’nın kent kimliğine saygısızlık olarak değerlendiriliyor” diye ekledi.
Kozanoğlu, vatandaşları da bu tür ihlalleri bildirmeye çağırarak, “Bu noktada hepimizin sorumluluğu var. İhlalleri gördüğünüzde büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile Alo 181 Çevre Hattı’na başvurabilirsiniz” dedi.
APARTMANIN ÖZEL ASANSÖRÜ MÜHÜRLENDİ
Öte yandan, Deniz Mahallesi’ndeki Adalya Apartmanı’nın 40 yıl önce inşa edilen kaçak asansörü ve denize inilen merdivenli plaj, Muratpaşa Kaymakamlığı tarafından mühürlendi. Geçtiğimiz yıl da Antalya Valiliği, falezler üzerindeki başka kaçak yapıları kaldırmıştı.
BELİRLENEN 26 NOKTADAKİ YAPILAR
Muratpaşa Kaymakamlığı ve Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda belirlenen 26 kaçak yapı şunlardır:
“Atatürk Parkı’ndan falezlere inen demir merdiven ve atıklarının oluşturduğu kirlilik; Adalya Apartmanı kaçak asansör ve betonarme baraka; Karaalioğlu Parkı falezlerindeki baraka plaj yapısı; Perge Otel asansör ve baraka plaj yapısı; Ramada Otel tünel ve kayalıklar üzerindeki demir konstrüksiyon plaj; Talya Otel’in falez kayalıklarındaki eski gece kulübü; Talya-Cender otelleri arasında Fevzi Çakmak Caddesi’ndeki mağara yapısı; Cender Otel önünde eski santral binası; ATSO Sosyal Tesisi’nde inşa edilen baraka plaj; eski mezbaha alanı atıkları; falezlere sıfır inşa edilen restoranlar; Adonis ve Delta otellerine ait asansörler ve plaj yapıları; Konserve Koyu halk plajı baraka; La Boutique Otel’in yaptığı betonarme yapı; Bambus Plajı baraka; Erdal İnönü Parkı’ndan inilen baraka; The Marmara Otel’in tünelle sahile çıkış; BML Beach (Konserve Koyu) baraka plaj yapısı; Akra Barut Otel asansör ve plaj yapıları; Fener Parkı yakınındaki merdivenler; Engelsiz Park yakını ahşap baraka; Falez 4 Parkı yakınlarındaki çadır yapısı. Ayrıca bazı noktalardan denize inen demir merdivenler.” (DHA)








