
Kartalkaya Yangını: Etik Çöküşün Acı Bedeli
Ne batılıyız, ne de doğuluyuz.
Çok üzgünüm; üzgün olmak için bu ülkede pek çok sebep var. Ancak Bolu Kartalkaya’daki yangın beni derinden etkiledi. 78 vatandaşımızı acı, feryat ve gözyaşları içerisinde toprağa verirken her biri farklı bir hikâye bıraktı.
Otelde çalışan bir emekçi kardeşimizin, otelin 12. katından kendini aşağı bıraktığını öğrendiğimde içimdeki acı tarifsizdi. Yüce Yaratıcı, bir daha kimseye böyle bir acı yaşatmasın.
Özleşmek İçin Yitirdiklerimiz
29 Ekim 1930’da Ankara Türk Ocağı’nda düzenlenen Cumhuriyet Bayramı balosunda, Associated Press muhabiri Amerikalı Miss Dorothy Ring, Mustafa Kemal Atatürk’e şu soruyu sormuştur: “Türkiye hangi bakımlardan Amerikanlaşacak?” Atatürk’ün bu soruya verdiği cevap kısa ve nettir: “Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.”
Ne yazık ki bu özleşme yerine Orta Doğulaşmayı tercih ettik. Etik ve ahlaki değerlerimizi kaybetmeye başladık. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlatılan devrimler, son 50 yılda gözle görülür şekilde erozyona uğradı. Özleşmek yerine yozlaşmayı seçtik.
Ahlaki çöküş dediğim, insanların kılık kıyafeti, dış görünüşü ya da açık–kapalı giyinmesiyle ilgili değil. Bu çöküş, daha derin bir yozlaşmanın öyküsü. Etik kuralları ihmal etmek, bireysel çıkarları toplumsal faydanın önüne koymak, adalet anlayışından uzaklaşmak gibi unsurlar bu çöküşün temel nedenleri arasındadır. Tam Ortadoğulular ve dahi siyasal islamcılar gibi.
Etik Kuralların Yıpranışı
Etik kurallara uymamak bizi öldürüyor. Nerelerde mi? Bingöl depremi, Soma maden faciasısı, orman yangınları, Kahramanmaraş ve Elazığ depremleri… Saymakla bitmeyen bu felaketler, etik değerlerin eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu olaylar, toplumsal sorumluluğun kaybolduğunu ve bireysel çıkarların ön planda olduğu bir düzenin sonucudur.
Kartalkaya’daki yangın ise bu çöküşün çarpıcı bir yüzünü gösterdi. Bir otelin yangın merdiveni eksikse, alarm sistemleri çalışmıyorsa ve ahşap kaplama sebebiyle yangın hızla yayıldıysa bu bir kazadan öte, bir katliam olarak değerlendirilmelidir.
Sorumluluk Kimde?
Kim sorumlu? İtfaiye müdürlüğünün denetimleri mi eksikti? Bolu Belediyesi mi suçlu? Turizm Bakanlığı sürdürülebilirlik sertifikasını denetlemedi mi? Tartışması gereken bu sorularla ilgilenmek yerine, suçluların cezalandırılmasını ve sorumluların istifa etmesini istiyoruz.
Kızı 12. Kattan atlayan baba, şu anda sorumlu kimdir diye düşünmüyor. Ancak, Yetkililerin istifa etmesi, hesap vermesi ve gerçek bir adalet anlayışının kurulması şart.
Ne Batılıyız ne de Doğuluyuz. Ancak özleşme yolunda etik ve ahlaki değerlerimizi yeniden keşfetmek zorundayız. Bu değerler, bütün felaketlerin, kazaların ve trajedilerin önüne geçebilir. Daha sağlam yapılar, daha güvenli oteller, daha bilinçli bir toplum için başka çaremiz yok.
Yüce Yaratıcı bir daha kimseye böyle acılar yaşatmasın.
- İthal Baharların İstilası: Bir “Thank You” Hezeyanı

- 2026’ya giderken

- Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin

- TÜRK İNKILABININ KADINLARI

- Hindistan Yolculuğu – 2. Bölüm: Efsanelerin ve Fuarların Ülkesi

- Hindistan Yolculuğu – 1. Bölüm: Bombay’dan Mumbai’ye

- Yaz Ortasında Yangınlar ve Vicdan

- Tarihsiz Bir Sabah

- Arkasından yazı yazılacak adamlar, Hüsnü TAYANÇ

- Bir Yaşam Biçimi: Kemalizm

- Kartalkaya Yangını: Etik Çöküşün Acı Bedeli

- Dijital Dünyanın Çocukları: Alfa Kuşağı

- Suriye’deki Soydaşlarımız ve Misak-ı Milli’nin Çağrısı

- Kuşaklar Arasında Köprü Olmak

- Atatürk Unutulmaz

- Otelcilikte Kuşaklar ve Efsane Bekir Akkaş

- Eylülde Gel!

- Yunanistan Yolcuları…

- Yabancı Garsonlar…









