
Çok yakında yayımlamayı planladığım “Dönüşüm” adlı kitabımda Libya’daki mesleki yolculuğuma ve hayatımdaki kırılma anlarına yer vereceğim. Bu kitap, hem kariyerimde hem özel hayatımda derin dönüşümlerin yaşandığı bir dönemi anlatıyor. Bu dönüşümlerin önemli tanıklarından biri de kuşkusuz Hüsnü Tayanç’tı.
Hüsnü Bey, Ankara’da doğmuş, ülkemizin en saygın okullarından birinde öğrenim görmüş, centilmenliğiyle öne çıkan, beyefendi bir yöneticiydi. Uluslararası otelcilik camiasında yıllarını geçirmiş, deneyimi ve disipliniyle fark yaratan bir liderdi. Onunla Libya’nın Trablus şehrinde, Radisson Blu Tripoli Oteli’nde yollarımız kesişti.

Yıllar geçse de hâlâ zihnimde taptaze duran bir sahneyle anıyorum o günü:
Hüsnü Bey ellerini hafifçe ovuşturuyordu, biraz tedirgindi. Otelin giriş katındaki kafede beni bekliyordu. Neden bu kadar gergin olduğunu birkaç dakika içinde anlayacaktım.
Otelin ikinci günüydü. Ben daha önce Kaddafi döneminde Libya’da çalışmış, yerli bir zincirin yöneticiliğini yapmıştım. O zamanların ruhunu biliyordum ama devrim sonrası Libya’nın nasıl bir hale bürüneceğini biz de bilmiyorduk. Tedirginlik bu bilinmezlikten geliyordu elbette. Çünkü otelin tüm operasyonu bizim yönetimimizdeydi. Sorumluluk bizdeydi.
Hüsnü Bey, tüm nezaketi ve kararlılığıyla kısa sürede tüm direktifleri verdi. Onun bana güven duymasıyla birlikte, üzerimizdeki o ilk günlerin gerginliği hızla yerini rahatlamaya bıraktı. Hafifçe gülümsedik. İşte o an, Libya’daki ortak yolculuğumuz başladı.
Aylar sonra, dünya ajanslarının manşetlerinde yer alan haber geldi: Muammer Kaddafi trajik şekilde öldürülmüştü. Libya’nın kaderi bir kez daha değişiyordu. Ancak Hüsnü Bey, her zaman olduğu gibi soğukkanlılığını korudu. Kriz ortamında bile sükûnetle, kararlılıkla yönetim sergiledi. Ben de onun yardımcısı olarak elimden geleni yaptım. Yaklaşık iki yıl süren Libya serüvenimizde Hüsnü Bey’in liderliği bana çok şey kattı.
Hüsnü Tayanç, sadece otelcilik bilgisiyle değil, aynı zamanda insan ilişkilerine olan saygısıyla, çalışanlarına duyduğu güvenle ve alçakgönüllülüğüyle de gerçek bir okul gibiydi. Bugün geriye dönüp baktığımda, onunla çalışmış olmanın bir ayrıcalık olduğunu daha iyi anlıyorum.
Bazı insanlar gerçekten “yazı yazılacak adamlar”dır. Hüsnü Bey, onlardan biriydi. Bu yazı onun anısına bir selam, kitabıma ise bir önsöz olsun.
Ruhunuz şad olsun Hüsnü Bey
Hüsnü Tayanç kimdir?
Hüsnü Tayanç’ın kariyeri, başarılarla dolu bir yolculuğun özeti gibiydi. Moldova’dan Libya’ya, Senegal’den Nijer’e uzanan profesyonel hayatında, özellikle Radisson Hotel Group çatısı altında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu. En dikkat çekici projelerinden biri, Afrika’nın önemli başkentlerinden biri olan Niamey’deki Radisson Blu otelinin inşası ve açılışıydı. Bu projede, 189 odalı otelin yalnızca 11 ay gibi kısa bir sürede faaliyete geçmesini sağlayarak sektörde bir ilki başardı. Tayanc aynı zamanda 2019 yılında Afrika Birliği Zirvesi ve 2020’de Dünya İslam Forumu gibi uluslararası etkinliklerin başarıyla ev sahipliğini üstlendi.
Radisson RED Tiflis’teki Genel Müdürlük görevinden sonra, 2024 yılı itibarıyla Purcari Wineries Group bünyesinde Orta Doğu ve Türkiye Bölge Direktörü olarak görevine başlamıştı.
Hüsnü Tayanç sadece bir yönetici değil, aynı zamanda kriz dönemlerinde gösterdiği dirayetli liderlik ile de öne çıkan bir isimdi. 2011 yılında Libya’da yaşanan iç savaş sırasında Tripoli’deki Radisson Blu Al Mahary Otel’de görev yaparken, tüm yönetim ekibini güvenli bir şekilde tahliye etmiş ve oteli sadece bir ay gibi kısa sürede yeniden faaliyete geçirerek büyük takdir toplamıştı.
Cornell Üniversitesi’nde aldığı “Hotel Real Estate Investments and Asset Management” sertifikasıyla da profesyonelliğini akademik anlamda da perçinleyen Tayanc, Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuydu.
- İthal Baharların İstilası: Bir “Thank You” Hezeyanı

- 2026’ya giderken

- Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin

- TÜRK İNKILABININ KADINLARI

- Hindistan Yolculuğu – 2. Bölüm: Efsanelerin ve Fuarların Ülkesi

- Hindistan Yolculuğu – 1. Bölüm: Bombay’dan Mumbai’ye

- Yaz Ortasında Yangınlar ve Vicdan

- Tarihsiz Bir Sabah

- Arkasından yazı yazılacak adamlar, Hüsnü TAYANÇ

- Bir Yaşam Biçimi: Kemalizm

- Kartalkaya Yangını: Etik Çöküşün Acı Bedeli

- Dijital Dünyanın Çocukları: Alfa Kuşağı

- Suriye’deki Soydaşlarımız ve Misak-ı Milli’nin Çağrısı

- Kuşaklar Arasında Köprü Olmak

- Atatürk Unutulmaz

- Otelcilikte Kuşaklar ve Efsane Bekir Akkaş

- Eylülde Gel!

- Yunanistan Yolcuları…

- Yabancı Garsonlar…









