Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası'nı ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Accept

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Reading: Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin
Share
Bildirimler Daha Fazla
Font ResizerAa

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1929)

Font ResizerAa
HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
  • E-GAZETE
Search
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Have an existing account? Sign In
Follow US
SEKTÖRÜN BASILI TEK GAZETESİ
Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin
Anasayfa » Blog » Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin
GÜNDEMÖzel HaberlerTURİZMYAZAR

Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin

Güngör Ünay Türköz
Last updated: 5 Kasım 2025 01:55
Güngör Ünay Türköz Published 5 Kasım 2025
Share
SHARE

Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin

Batı medeniyetinin iyi taraflarını almalıyız. Bilenler bilir, ben Batı emperyalizmine her
zaman mesafeli durmuş, onun dünyaya dayattığı sömürü düzenine karşı çıkmış bir insanım.
Ancak hakkı da teslim etmek gerekir: Batı’nın kendi içinden doğan bazı kırılmalar, insanlık
tarihine yön vermiştir. İşte 1789 Fransız İhtilali, o kırılmalardan belki de en önemlisidir. Bu
nedenle, Batı hayranlığıyla değil, tarihten ders çıkarmak için söylüyorum: 1789’un ruhu,
hesap verebilirlik, eşitlik ve adalet üzerine kurulmuştur.

Evet, hep biliriz; okul kitaplarında defalarca okumuşuzdur. Ama o devrimin gerçek
nedenlerini, özünü ve getirdiği zihniyet dönüşümünü çoğu zaman anlamayız. Hadi gelin,
1789’un Paris’ine doğru kısa bir yolculuk yapalım…

Ve o yolculukta karşımıza çıkan ilk kavşak, bir ceza hukuku reformu komisyonudur. 10
Eylül 1789’da Fransa Ulusal Kurucu Meclisi, keyfî yargılamaları ortadan kaldırmak ve
adaletin herkese eşit işlemesini sağlamak amacıyla ceza hukukunun yeniden düzenlenmesi
için bir komisyon kurdu. Bu karar, sadece bir hukuk adımı değildi; denetimin devletleştiği,
adaletin soyut bir kavram olmaktan çıkıp kurumsal bir refleks haline geldiği ilk andı. Yani o
gün Fransa’da atılan imzalar, sadece krallığı değil, “denetimsizliğin meşruiyetini” de yıktı.
İşte o yüzden Batı, 19. yüzyıldan itibaren hatalarını sadece yargılamadı; ölçtü, biçti, düzeltti.
Hukuk da mühendislik de insandan yana yeniden tanımlandı. Medeniyet, altın varaklı
binalarda değil, denetimle sağlanan güven duygusunda şekillendi.

Fransız İhtilali’yle başlayan bu “hesap verebilirlik kültürü”, zaman içinde Batı toplumlarının
dokusuna sindi. Orada yönetenler, halkın g.zünün içine bakmaktan, eleştirilmekten, hatta
yargılanmaktan korkmaz hale geldi. .ünkü biliniyordu ki adalet bir kişiye değil, herkese
lazımdır.

Oysa Doğu toplumlarında aynı tarihsel süre. farklı bir yola evrildi. Bizde “denetim” hiçbir
zaman sistemin doğasında yer almadı; hep dışsal bir baskı olarak algılandı. Devletin
tepesinden gelen bir emir, bir yönetmelik, bir ceza olmasa kimse sorumluluk hissetmedi. Ve
o kadim söz hâlâ kulağımızda:

“Bir şey olmaz.”

Oysa olur. Hem de ne olur!

Biat kültürü, insanın içindeki vicdanı tembelleştirir. Korku ve çıkar, denetimin yerini alır.
Böylece her iş, “idare eder” çizgisinde yürür. Bir kişi çıkar, “Ben bu işi yaparım” der;
sermayesi vardır ama bilgisi yoktur. Bir diğeri “Yahu turizm ne olacak, oda kiralamak işte”
der; oysa konuk ağırlamakla sadece kapı açmak arasında bir medeniyet farkı vardır.
Bu farkın sonucudur işte Kartalkaya’daki facia. O yangın sadece bir otelde çıkmadı — bir
anlayışın içinde yıllardır için için yanıyordu. Denetimsizliğin, liyakatsizliğin ve meslek
onurunun hiçe sayılmasının aleviydi o.

Birileri yatırım yaptı, ama profesyonelleri dinlemedi. Yangın alarmı var mıydı? Vardı. Ama
çalışıyor muydu? Hayır. Sprinkler sistemi kağıt üzerindeydi. Yangın tatbikatı, personel
eğitimi, acil durum senaryosu? Hiçbiri yoktu. Çünkü “burası dağ oteli, bir şey olmaz”
denmişti.

Oysa o “bir şey olmaz” sözü, 78 canın hayatına mal oldu.

İşte burada durup aynaya bakmalıyız: Bizdeki eksiklik teknik değil, kültüreldir. Batı’da
denetim bir alışkanlıkken, bizde **“mecburiyet”**tir. Batı’da profesyonelin s.zü kural gibidir;
bizde **“maliyeti artıran gereksizlik”**tir. Batı’da hata olursa sistem sorumludur; bizde “bir
gariban çalışan”
hedef gösterilir.

Kartalkaya’daki yangının ardından açılan davada, otel sahibi ve yöneticiler dahil onlarca
sanık hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, uzun bir süre. sonunda ağır cezalar verdi; bazı
sanıklar yıllarca sürecek hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak sormalıyız: Bu cezalar gerçekten
adaletin yerini bulduğunu mu gösteriyor, yoksa sadece bir vicdan tatmini mi sağlıyor?

Gerçek şu ki, adalet yasalarla değil, zihniyetle başlar. Eğer aynı anlayış sürerse, başka bir
dağda, başka bir otelde, başka isimler altında benzer bir felaket yaşanır. Çünkü sistem, suçu
kişilere yükleyip kendini temize çıkarma eğilimindedir. Oysa suç, hepimizin paylaştığı bir
kültürün içindedir.

Denetim mekanizmalarını sadece “yasal zorunluluk” olarak gören bir sektör, aslında kendi
varlığını da tehlikeye atar. Bir otel işletmek, dört duvarı kiraya vermek değildir; misafirin
hayatını, güvenliğini ve huzurunu emanet almaktır. Bu emaneti, sadece yatırımcı değil, her
çalışan taşır omzunda. Ama sistem “profesyoneli dinlemeyen patronlarla” doluysa, o emanet
her an yere düşer.

Batı’da denetim, içselleşmiş bir refleks gibidir. Kü.ük bir yangın çıksa bile, ardından yasa
değişir, sektör eğitilir, kamuoyu hesap sorar. Bizde ise olayın sıcaklığı geçince, sorumluluk
da buharlaşır. Bir sonraki yatırımcı yine aynı hatayı yapar, çünkü ona “aman karışma,
prosedürle uğraşma”
denmiştir.

Ve sonra şaşırırız: Niye hep bizde olur bunlar? Niye her felaket sonrası “yazık oldu” diyerek
geçeriz?

Cevap basit: Çünkü biz profesyonelleri dinlemeyiz.

Bugün Türkiye’de otelcilik, ne yazık ki herkesin kolayca girebildiği bir alan haline geldi.
Yıllarını bu mesleğe vermiş, eğitimini almış, yangın güvenliğinden misafir psikolojisine
kadar her detayı bilen profesyoneller ise çoğu zaman “masraflı” bulunur. Oysa o
profesyonelin uyarısı, belki de 78 canın hayatını kurtaracak farkındalıktır.

Fransız İhtilali’nin bize bıraktığı o üç kelimeyi hatırlayalım: Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik. Bu
Üç kavramın sessizce koruduğu bir dördüncüsü daha vardır: Sorumluluk. Çünkü özgürlük,
sorumlulukla; eşitlik, adaletle; kardeşlik ise vicdanla mümkündür.

Otel sahiplerine, yatırımcılara, karar vericilere bir çağrı: Lütfen profesyonelleri dinleyin.
Çünkü medeniyet, sadece para yatırarak değil; akla, bilime ve deneyime kulak vererek
kurulur.

Güngör Ünay Türköz

Güngör Ünay Türköz

Güngör Ünay Türköz, 1980 yılında Mersin’de doğdu. Eğitim hayatını Mersin’de sürdüren Türköz, Mersin Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulundan mezun oldu. Halen İstanbul Üniversitesinde Uzaktan Öğretim Fakültesinde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde okumaktadır. Son 25 yıldır Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen markalarında üst düzey yöneticilik yapan Türköz, çocukluğundan beri otelcilik mesleğini sürdürmesiyle övünmektedir. Yeni otellerin açılması, projelerin geliştirilmesi ve işlevsel hale getirilmesi konusunda uzmandır.
Şiir yazmayı ve okumayı çok seven Türköz, şu sıralar mesleki anılarından derlediği kitabının yayımlanmasıyla meşguldür. Hotel Gazetesi’ndeki köşesi “Yeni Yarın” adını taşımaktadır.

  • İthal Baharların İstilası: Bir "Thank You" Hezeyanı
    İthal Baharların İstilası: Bir “Thank You” Hezeyanı3 Mart 2026
  • 2026’ya giderken
    2026’ya giderken25 Aralık 2025
  • Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin
    Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin5 Kasım 2025
  • TÜRK İNKILABININ KADINLARI28 Ekim 2025
  • Hindistan Yolculuğu – 2. Bölüm: Efsanelerin ve Fuarların Ülkesi
    Hindistan Yolculuğu – 2. Bölüm: Efsanelerin ve Fuarların Ülkesi15 Ekim 2025
  • Hindistan Yolculuğu – 1. Bölüm: Bombay’dan Mumbai’ye
    Hindistan Yolculuğu – 1. Bölüm: Bombay’dan Mumbai’ye12 Eylül 2025
  • Yaz Ortasında Yangınlar ve Vicdan
    Yaz Ortasında Yangınlar ve Vicdan1 Ağustos 2025
  • Tarihsiz Bir Sabah
    Tarihsiz Bir Sabah25 Haziran 2025
  • Arkasından yazı yazılacak adamlar, Hüsnü TAYANÇ
    Arkasından yazı yazılacak adamlar, Hüsnü TAYANÇ4 Mayıs 2025
  • Bir Yaşam Biçimi: Kemalizm
    Bir Yaşam Biçimi: Kemalizm24 Mart 2025
  • Kartalkaya Yangını: Etik Çöküşün Acı Bedeli
    Kartalkaya Yangını: Etik Çöküşün Acı Bedeli24 Ocak 2025
  • Dijital Dünyanın Çocukları: Alfa Kuşağı
    Dijital Dünyanın Çocukları: Alfa Kuşağı7 Ocak 2025
  • Suriye’deki Soydaşlarımız ve Misak-ı Milli’nin Çağrısı
    Suriye’deki Soydaşlarımız ve Misak-ı Milli’nin Çağrısı9 Aralık 2024
  • Kuşaklar Arasında Köprü Olmak
    Kuşaklar Arasında Köprü Olmak24 Kasım 2024
  • Atatürk Unutulmaz
    Atatürk Unutulmaz11 Kasım 2024
  • Otelcilikte Kuşaklar ve Efsane Bekir Akkaş
    Otelcilikte Kuşaklar ve Efsane Bekir Akkaş29 Eylül 2024
  • Eylülde Gel!
    Eylülde Gel!1 Eylül 2024
  • Yunanistan Yolcuları…
    Yunanistan Yolcuları…1 Ağustos 2024
  • Yabancı Garsonlar…
    Yabancı Garsonlar…20 Temmuz 2024

Göz At

Bizim Çocuklar, Dünya Kupası’nda Gururlandırdı!

Ankara’da Konser Soruşturmasında Şok Gelişme!

Sofya Havalimanı’nda Yeni Primeclass Lounge Açıldı!

Seddülbahir Kalesi’ne Uluslararası Ödül Müjdesi!

Vakıflar’dan Doğaya Önemli Destek: Yemleme Çalışması

TAGGED:Güngör Ünay TürközHotel Gazetesikriz yönetimiliyakatmisafir deneyimiOtelcilikprofesyonelliksektör analiziTurizm sektörüTurizm YatırımıYangın Güvenliğiyönetim kültürü
Share This Article
Facebook Twitter Pinterest Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Linki Kopyala Yazdır
Share
Bir Cevap Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul Turizm Fuari

Son Yazılar

  • Bizim Çocuklar, Dünya Kupası’nda Gururlandırdı! 1 Nisan 2026
  • Ankara’da Konser Soruşturmasında Şok Gelişme! 31 Mart 2026
  • Sofya Havalimanı’nda Yeni Primeclass Lounge Açıldı! 31 Mart 2026
  • Seddülbahir Kalesi’ne Uluslararası Ödül Müjdesi! 31 Mart 2026
  • Vakıflar’dan Doğaya Önemli Destek: Yemleme Çalışması 31 Mart 2026

Üyeliklerimiz

Hakkımızda

Otel Gazetesi
Hızlı Linkler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE
Kategoriler
  • Ana Sayfa
  • GÜNDEM
  • GASTRONOMİ
  • GEZİYORUM
    • GEZİ YORUM
  • RÖPORTAJLAR
  • YAZARLAR
    • YAZARLAR
    • AKADEMİK YAZILAR
  • E-GAZETE

Abone Ol

E-posta bültenimize ücretsiz bir şekilde Abone Ol!

HOTEL GAZETESİHOTEL GAZETESİ
Follow US
© Otel Gazetesi. Webixmo tarafından geliştirilmiştir. Tüm Hakları Saklıdır.
  • Ana Sayfa
  • Contact & Künye
  • Yazarlar
  • E-GAZETE
  • OTELE ELEMAN
  • Üyelik – GİZLİLİK BEYANI
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifremi unuttum