
2026’ya giderken
Kâğıdın Kokusu…
2026 yılına doğru Türkiye’deyken gazete ve dergi okumaya özel bir önem veriyorum. Bu konuda biraz geri kafalıyım; illa o kâğıda dokunacağım, mürekkebin hafifçe genzi yakan kokusunu hissedeceğim.
Haftalık bir gazete var: Oksijen. Her cuma çıkıyor ve neredeyse her hafta birkaç sayfasını sağlıkla ilgili uyarılara, tavsiyelere ayırıyor. Son haftalarda benim de kafam sağlık meselelerine fazlasıyla takılmıştı.
Kilo, İğneler ve Mahalle Baskısı
2026 yılına kadar en az 30 kilo vermem gerekiyor. Doktoruma gittiğimde bunun bir hayal olmadığını ama çok çalışmak gerektiğini söyledi. Şu ana kadar 7 kilo verdim. Malum, iğnelerin ciddi faydasını gördüm; gerçekten 7 kilo verdim.
Ancak mahalle baskısı yüzünden bir ayın sonunda iğneyi bıraktım. “Öleceksin”, “sürüneceksin” diyenler bile oldu. Açıkçası bu söylenenlere inanmıyorum ama şimdilik bıraktım. Muhtemelen 2026’da tekrar başlayacağım.
Asıl Soru: Ben Bunları Sindirebiliyor muyum?
Derken Oksijen’de bir başlık dikkatimi çekti:
“Ne yediğiniz kadar, neyi sindirdiğiniz de önemli.”
Yazıyı Doktor Ayşegül Çoruklu kaleme almıştı. Kısaca şunu söylüyordu: Ne yediğimizle o kadar meşgulüz ki çoğu zaman asıl kritik soruyu atlıyoruz.
Peki, ben bunları gerçekten sindirebiliyor muyum?
Asıl mesele buydu.
Hazmedemediklerim Listesi
Doktor Hanım makalesinde gluteni parçalayan enzimlerden, süt şekerinden, laktozdan söz ediyordu. Ama benim aklıma 2025 yılında hazmedemediğim başka şeyler geldi.
Bir liste yapayım dedim. Liste on madde tuttu. Burada yayınlamayacağım. Ama bu listedeki her maddeden dersler aldım, dersler çıkardım. Hazmedemediğim insanlar vardı… Olaylar, durumlar, ilişkiler vardı.

2026’ya Bir Söz: Rafa Kaldırılan İnsanlar ve İlişkiler
2026 yılında hazmetmekte zorlanacağım olayları bana yaşatan bu insanları, durumları ve ilişkileri tamamen rafa kaldıracağıma dair kendi kendime söz verdim.
Anadolu’dan Bir Ölçü: Saygı Meselesi
2026 yılı için bir başka mottom da Anadolu’dan gelsin:
“Varışına göre gelişim, tarhanana bulgur aşım.”
Rahmetli babam bu sözü çok kullanırdı. Anlamı basit ama çok netti:
Saygı duymuyorsan, ben de saygı duymuyorum.
Saygı duyuyorsan, ben de sana saygı duyuyorum.
Siz de öyle yapın. Size, kişiliğinize ve emeklerinize saygı duymayanları silin. Hayatınızdan silin, aklınızdan silin, telefon rehberinizden hatta sosyal medyadan silin.
Ajandadan Taşan Gerçekler
2026’ya doğru giderken ECE ajandama bir göz attım. ECE ajandasını birkaç yıldır tutuyorum ve notlarımı yıllık olarak biriktirmeye çalışıyorum.
2025 yılına düştüğüm ilk not 21 Ocak tarihliydi:
“İmge hastaneye yatacak.”
Ertesi günün notu ise şuydu:
“İmge ameliyat olacak.”
Sağlıkla Direnen Bir Kardeş
Birden burnumun direği sızladı. Meğer kardeşim bir yıldır sağlığı için mücadele ediyor, iyileşmek için direniyor ve hayata karşı tavrını ortaya koyuyormuş.
Çok az kaldı İmgeciğim… Birkaç ay daha var. Tedavin bitince ilk işimiz şöyle cangıldaşmalı bir tatile çıkmak olsun. Cangıldaşmak da Anadolu’dandır; kelimenin melodisinden ne demek istediğimi anlamışsınızdır.
En Hakiki Zenginlik
2025 bana hayattaki en hakiki zenginliğin sağlık olduğunu bir kez daha öğretti. Bunu dolu dolu, tekrar tekrar yaşayarak öğrendim.
Telaşsız sabahlar…
Yenilen yumurtalı ekmekler…
İçilen çaylar…
Serbestçe yürüdüğün koridorlar…
Sabah asansörde komşunun tebessümle söylediği “günaydın”a aynı tebessümle karşılık verebilmek…
Karşıdaki bakkalın çürük domateslerine surat asıp köşedeki manava kendi başına yürüyebilmek…
Meğer en büyük özgürlük ve en büyük zenginlik bunlarmış.
Kader, Çalışmak ve “Allah Bilir” Demek
Kanuni Sultan Süleyman’ın dediği gibi:
“Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”
2025’te bir şeye daha yeniden iman ettim: Kadere. Kader vardır ve Allah’ın da senin için bir planı vardır.
Şanı Yüce Kur’an-ı Kerim’de İnsan Suresi 30. ayette şöyle buyrulur:
“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet sahibidir.”
Diğer taraftan Necm Suresi 39. ayette ise şöyle buyurulur:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.”
Öyleyse böylesine nizam üzerine kurulmuş bu düzenin bir parçası olma şerefine erişmiş biz kulların yapacağı şey bellidir: Çok çalışmak ve sonunda “Allah bilir” demek.
2026’ya Girerken
Benim imanım bu yönde pekişti. 2026’ya girerken dileklerimizi arka arkaya sıralarken, yeni yılda yapılacaklar listelerini uzun uzun yazarken en iyisi “Allah bilir” demek.
Herkese güzel bir yıl diliyorum.
Önce sağlık, sonra yüksek motivasyon ve neşe ve ardından da gönenç…
Ünay TÜRKÖZ
- İthal Baharların İstilası: Bir “Thank You” Hezeyanı
- 2026’ya giderken
- Otel Sahipleri, Lütfen Profesyonelleri Dinleyin
- TÜRK İNKILABININ KADINLARI
- Hindistan Yolculuğu – 2. Bölüm: Efsanelerin ve Fuarların Ülkesi
- Hindistan Yolculuğu – 1. Bölüm: Bombay’dan Mumbai’ye
- Yaz Ortasında Yangınlar ve Vicdan
- Tarihsiz Bir Sabah
- Arkasından yazı yazılacak adamlar, Hüsnü TAYANÇ
- Bir Yaşam Biçimi: Kemalizm
- Kartalkaya Yangını: Etik Çöküşün Acı Bedeli
- Dijital Dünyanın Çocukları: Alfa Kuşağı
- Suriye’deki Soydaşlarımız ve Misak-ı Milli’nin Çağrısı
- Kuşaklar Arasında Köprü Olmak
- Atatürk Unutulmaz
- Otelcilikte Kuşaklar ve Efsane Bekir Akkaş
- Eylülde Gel!
- Yunanistan Yolcuları…
- Yabancı Garsonlar…



























